
“İnsan, inancını kaybettiğinde her şey mümkündür.”

Karamazov Kardeşler, Fyodor Dostoyevski'nin aile çatışmasını inanç, özgürlük, suç ve ahlak sorularıyla birleştirdiği büyük romanıdır. Fyodor Pavloviç ve oğulları Dmitri, İvan, Alyoşa ve Smerdyakov çevresinde gelişen gerilim, bir cinayet soruşturmasından çok insan ruhunun parçalanmış yapısını ortaya çıkarır.
Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de düşünce ile duygu, kuşku ile iman, tutku ile sorumluluk arasındaki çatışmaları karakterlerin içine yerleştirir. Romanın gücü, her karakterin kendi hakikatini savunurken okuru kesin yargılardan uzaklaştırmasından gelir. Bu eser, klasik edebiyatın en derin ahlaki sorgulamalarından birini yoğun bir aile dramı içinde taşır.
Bookspace topluluğundan 14 gönderi

“İnsan, inancını kaybettiğinde her şey mümkündür.”

filmini izliyorum 💫

"Cehennem, artık sevememektir."

bir ailede kaç farklı ses çıkabilir? Bir aile kaça bölünebilir? Hepsinin cevabı bu eserde bir klasik olmasından ötürü hali hazırda gelen bir kıymeti var fakat sorgulamanın hatta bunu teklifin bile hor görüldüğü bir çağ da geçmesi hatta öyle bir çağda yazılması hasebiyle benim için çok çok kıymetlidir.. kötülük problemi tanrının ve evrenin "mükemmel" dizayni hakkında hiç hoşunuza gitmeyecek bir yolculuğa çıkarıyor bu eser bizleri. Neden mi hoşumuza gitmiyor çünkü burda sorguyu yanıtlayan çoğu zaman cevapsız kalıyor.. bazı şeylerden hiç kaçamazsınız hele ki kendinizden kendi sorgularınızdan kaçtığınızi zannetmek bile başlı başına bir sorundur.. soytarının bu kitaba öznel yorumuysa şu şekilde kötülüklerin ve iyiliklerin vebanın ve devanın hatta ölümün ve yaşamın sahibine inandıklarının farkındalar mı acaba? :)

"İnsanı seven, onun acısını da sevmeyi öğrenir."

“İçinde iyilik taşıyan insan, kötülüğü seçtiğinde onu daha derin, daha bilinçli ve daha acımasız yapabilir.”

"Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin-ama geri dönemezsin."(s.54)

- Akıllı insanla konuşmak zevklidir.

dostoyevskinin en güzel kitabı sizce hangisi benim ki ektedir

Kendi kendine yalan söyleyip yalanını ciddiye alan insan sonunda ne kendinde, ne de çevresinde gerçeği seçemez olur, böylece hem kendisine, hem de başkalarına saygısızlık eder. Saygının olmadığı yerde sevgi de kaybolmaya başlar

Bir insanın sevilmesi için kendini göstermemesi gerekir; yüzünü gösterdi mi sevgi ortadan silinir.

“Kendine yalan söyleyen, sonunda gerçeği ayırt edemez olur.”

Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence özellikle yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur.

Her şeyden önce, kendinize yalan söylemeyin. Kendine yalan söyleyen ve kendi yalanına kulak veren insan, sonunda içindeki veya çevresindeki gerçeği ayırt edemez hale gelir ve böylece hem kendine hem de başkalarına olan saygısını kaybeder.