
"Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence özellikle yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur."

Karamazov Kardeşler, Fyodor Dostoevsky'nin yazarlık hayatı boyunca ele aldığı ahlaki ve toplumsal soruları tek bir aile çevresinde yoğunlaştıran son büyük romanıdır. Karamazov ailesinin bencil, para ve haz düşkün babası Fyodor Pavloviç'in gizemli ölümü, farklı mizaçtaki oğullarını aynı krizde buluşturur. Olayın bütün Rusya'nın izlediği bir davaya dönüşmesi, aile içindeki hesaplaşmayı kamusal bir yargılama alanına taşır.
Dostoevsky'nin Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar, Budala ve Kumarbaz gibi eserleriyle birlikte düşünüldüğünde Karamazov Kardeşler, yazarın insan davranışının uçlarına duyduğu ilgiyi geniş bir ölçekte yeniden toplar. Kardeşlerin farklı karakterleri, aynı baba ve aynı olay karşısında tek bir ahlaki cevabın bulunmadığını gösterir. Suçun hukuki boyutu kadar vicdan, sorumluluk ve aile bağlarının baskısı da anlatının merkezinde kalır.
Romanın kapsamı bir gizemi çözmekten daha geniştir. Dava, karakterlerin kendileri ve birbirleri hakkında kurduğu hükümlerin sınandığı bir çerçeveye dönüşür. Dostoevsky, külliyatındaki temel gerilimleri bu kalabalık yapı içinde karşı karşıya getirirken okuru kolay bir taraf seçmeye yöneltmez. Karamazov ailesinin çözülüşü üzerinden insanın hem kendi eylemleriyle hem de yakınlarının yüküyle nasıl hesaplaştığını araştırır.
Bookspace topluluğundan 21 gönderi

"Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence özellikle yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur."

filmini izliyorum 💫

"Cehennem, artık sevememektir."

Fakat âşık olmak sevmek değildir. İnsan nefret ederken de âşık olur. Aklından çıkarma bunu!

bir ailede kaç farklı ses çıkabilir? Bir aile kaça bölünebilir? Hepsinin cevabı bu eserde bir klasik olmasından ötürü hali hazırda gelen bir kıymeti var fakat sorgulamanın hatta bunu teklifin bile hor görüldüğü bir çağ da geçmesi hatta öyle bir çağda yazılması hasebiyle benim için çok çok kıymetlidir.. kötülük problemi tanrının ve evrenin "mükemmel" dizayni hakkında hiç hoşunuza gitmeyecek bir yolculuğa çıkarıyor bu eser bizleri. Neden mi hoşumuza gitmiyor çünkü burda sorguyu yanıtlayan çoğu zaman cevapsız kalıyor.. bazı şeylerden hiç kaçamazsınız hele ki kendinizden kendi sorgularınızdan kaçtığınızi zannetmek bile başlı başına bir sorundur.. soytarının bu kitaba öznel yorumuysa şu şekilde kötülüklerin ve iyiliklerin vebanın ve devanın hatta ölümün ve yaşamın sahibine inandıklarının farkındalar mı acaba? :)

"İnsanı seven, onun acısını da sevmeyi öğrenir."

“İçinde iyilik taşıyan insan, kötülüğü seçtiğinde onu daha derin, daha bilinçli ve daha acımasız yapabilir.”

Kusura bakmayın sizide kendim gibi sandım…

“İnsan varoluşunun sırrı yalnızca yaşamak değil, uğruna yaşayacak bir şey bulmaktır.”

Fakat âşık olmak sevmek değildir. İnsan nefret ederken de âşık olur. Aklından çıkarma bunu!

"Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin-ama geri dönemezsin."(s.54)

- Akıllı insanla konuşmak zevklidir.

Bence insanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman ayrılmalarına yakın zamandır.

“Herkes her şeyden herkes karşısında sorumludur.”

Dünyanın bütün bilgisi bir masumun gözyaşına değmez.

dostoyevskinin en güzel kitabı sizce hangisi benim ki ektedir

Kendi kendine yalan söyleyip yalanını ciddiye alan insan sonunda ne kendinde, ne de çevresinde gerçeği seçemez olur, böylece hem kendisine, hem de başkalarına saygısızlık eder. Saygının olmadığı yerde sevgi de kaybolmaya başlar

Bir insanın sevilmesi için kendini göstermemesi gerekir; yüzünü gösterdi mi sevgi ortadan silinir.

“Kendine yalan söyleyen, sonunda gerçeği ayırt edemez olur.”

Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence özellikle yakınlarını sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur.

Her şeyden önce, kendinize yalan söylemeyin. Kendine yalan söyleyen ve kendi yalanına kulak veren insan, sonunda içindeki veya çevresindeki gerçeği ayırt edemez hale gelir ve böylece hem kendine hem de başkalarına olan saygısını kaybeder.
“İnsan en çok kendi yalanına inandığı zaman tehlikelidir çünkü kendi yalanına inanan insan, gerçeği görme yeteneğini tamamen kaybeder.”
“İnsan kalbi öyle bir yerdir ki, içinde hem cenneti hem cehennemi taşıyabilir; mesele hangisini büyütmeyi seçtiğindir”
“Yalnızlık içindedir ve her şey ona vız gelir. Mallarını artırmayı başarmışlardır ama mutlulukları azalmıştır.”
“Bir yakınını uzaktan sevme olanağı bazen daha fazladır, ama yakından hemen hemen hiçbir zaman sevemezsin.”
“Toprağa zayıf bir delikanlı olarak düşmüş, ama hayatı boyunca sağlam bir savaşçı olarak ayağa kalkmıştı.”
“...ömrüm boyunca çektiğim acıların baş sebebi mertlik, yücelik peşinde koşmam oldu. Diyojen gibi, elimde fener bunun peşine düşmüştüm, bir yandan da çeşit çeşit kepazelikler yapardım :))”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş