
"Duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim elbette. Ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem."

Yeraltından Notlar, Fyodor Dostoyevski'nin modern insanın öfkesini, gururunu ve kendine yabancılaşmasını en yoğun biçimde anlattığı kısa romanlardan biridir. Anlatıcı, yeraltından konuşur gibi okura seslenir; kendi çelişkilerini saklamaz, hatta onları bir meydan okumaya dönüştürür.
Dostoyevski, Yeraltından Notlar'da akıl, özgürlük, aşağılanma ve kendini sabote etme arasındaki bağı sert bir iç monologla kurar. Romanın gücü, okuru sevilmesi kolay bir kahramanla değil, rahatsız edici ölçüde tanıdık bir bilinçle karşı karşıya bırakmasından gelir. Kısa hacmine rağmen psikolojik edebiyatın en etkili başlangıç noktalarından biridir. Bu ses, okurla huzursuz ama kalıcı bir yakınlık kurar.
Bookspace topluluğundan 165 gönderi

"Duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim elbette. Ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem."

Baylar, yemin ederim ki, her seyi fazlasıyla anlamak bir hastaliktir; gerçek, tam manasiyla bir hastalik.

"Hangisi daha iyidir, kolay elde edilmiş bir mutluluk mu, yoksa insanı yücelten acılar mı ?"

"Aklı başında bir insan en çok neyden zevk duyar bilir misin? -Kendinden."

"En iğrenç en kötü pisliğin içinde bile yüce ve güzeli arardım."

Doğru dürüst bir kadınla ne hakkında konuşulur? Cevap kendisi. Güzel bende öyle yapacağım

Dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin?" Deseler... "Ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme" derdim. ☕️

"bilincin fazlasi bir hastaliktir." bazen gercekten de oyle, ama bilincsizligin tedavi sayildigi toplumlar gun gectikce daha agir hasta oluyorlar.
“Sevmek acı çekmektir, başka türlü sevgi olmaz. İnsan sevdiği ölçüde acı çeker.”

" Gelişmiş, saygın bir insan kendine karşı sınırsız bir titizlik göstermeden ve kendini nefret edercesine aşağılamadan kibirli olamaz."

Fazla farkındalık bir hastalıktır.

izin vermiyorlar… iyi olamıyorum

‘’ Duvarı yıkacak gücüm yoksa onu yıkmak için kendimi parçalayacak halim yok tabii ki fakat önümde duvar var diye ona boyun eğecek de değilim. ‘’

Olmam gereken yerden çok uzaktayım. Belki de yoruldum bilmiyorum. Öyle karışık, öyle yabancıyım ki bu aralar kendime bile gelemiyorum.

Bilinçli bir durağanlığa bırakmak kendini en iyisi budur işte!

İnsan bazen, bilerek ve isteyerek, kendisine zarar verecek şeyi seçer; çünkü acı çekmek bile, ona özgür olduğunu hatırlatır.”

Kimseyle görüşmüyor, hatta insanlarla konuşmaktan kaçıyor, gittikçe daha çok köşeme çekiliyordum
Ben gerçekten kötü bir insan değilim. Ne aksi bir adamım ne de uysal biriyim. Ne namuslu ne alçak ne de onurlu biriyim. Ne bir kahramanım ne de bir korkak. Ben, hiçbir şey olamadım.

‘’Yemin ederim ki her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır.‘’

"Hayatım boyunca şöyle birkaç kişinin suratına tokat atmadığıma da çok üzgünüm."

Kalıplar, normal insanlar için iki kere ikinin dört etmesi gibi kesinlikle huzur demektir.

Sahi bir gün gelir mi o çok inandığımız günler? ✨🤍

“ ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canhı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. zevk duyuyoruz bundan. çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız. ama yeter artık; "yeraltından" daha fazla yazmak istemiyorum. ancak, bu çelişkiler insanının "notları" burada bitmi-yor. Bir süre sonra dayanamadı, yazmayı sürdürdü. ama biz de burada bitirsek iyi olacak diye düşünüyoruz.”

“Ben yalnızım, çünkü herkes gibi olmaktan korkuyorum.”