
‘’ Önce biraz ağladılar, ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır! ‘’

Fyodor Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanı, bir cinayetin ardından asıl cezayı insanın kendi zihninde çekip çekmediğini araştıran yoğun bir psikolojik anlatıdır. Raskolnikov, düşüncelerini eyleme dönüştürdükten sonra yalnızca dış dünyanın baskısıyla değil, vicdanının giderek ağırlaşan sesiyle de karşı karşıya kalır. Bu odak, suçun gerçekleştiği andan çok sonrasında başlayan ahlaki ve ruhsal çözülmeyi öne çıkarır.
Dostoyevski okuru kahramanının zihnine yaklaştırırken kesin hükümler vermeyi zorlaştırır. Raskolnikov’un kendini haklı çıkarma çabası, korkusu ve pişmanlığı birbirine karışır; gerilim de yakalanıp yakalanmayacağı sorusundan çok, kendi düşüncelerinin ağırlığını ne kadar taşıyabileceğinden doğar. Boğucu atmosfer ve kesintisiz iç hesaplaşma, kitabı yalnızca bir suç hikâyesi olmaktan çıkarır.
Bu psikolojik anlatı, adalet ile vicdanın aynı şey olup olmadığını, bir fikrin insan hayatını ne ölçüde yönetebileceğini ve pişmanlığın dönüşüm getirip getirmediğini tartışır. Fyodor Dostoyevski’nin karakter psikolojisini ahlaki sorularla birleştiren yaklaşımı güçlü bir okuma vaadi taşır: burada önemli olan suçun ayrıntısı değil, insanın kendi içinde kurduğu mahkemenin nasıl işlediğidir. Suç ve Ceza boyunca okur da rahat bir yargıç konumunda kalamaz; her savunma yeni bir ahlaki soruya açılır.
Bookspace topluluğundan 225 gönderi

‘’ Önce biraz ağladılar, ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır! ‘’

"Her şey geçer... Yeter ki insan, kendisinin geçici olduğunu unutmasın."

“Bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm.”

"İnsanın en büyük sırrı, yaşamak değil, yaşamak uğruna neyi yaşamaya değer bulduğudur."

‘’ Namuslu olmak sizi diğer insanlardan üstün yapmaz, övünme hakkını vermez, zaten herkes yaşadığı sürece namuslu olmak zorundadır. ‘’

İnsan boğulmamak için nasıl bir saman çöpüne bile sarılabiliyor!

yıllardır kafamda deli soru ve zaman zaman sürekli beni dürten bir soru diyelim buna Acaba Raskolnikov şu an da ne yapıyor ?

"İnsanın en büyük sırrı, yaşamak değil, yaşamak uğruna neyi yaşamaya değer bulduğudur."

her şey insanın elindedir ve o her şey sırf korkaklıktan kaçırır elinden…

Burada insanın en ağrına giden ne biliyor musun? Onların yalan söylemeleri değil; yalan her zaman bağışlanabilir; tatlı bir şeydir çünkü yalan, insanı önünde sonunda gerçeğe götürür. Burada insanın ağırına giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları...

Insan bazen öyle bir sınıra gelir ki,onu aşamaz mutsuz olursun; aşarsın,bu kez belki daha mutsuz olursun!

“Namuslu bir insanım diye övünülür mü hiç?Herkes namuslu olmak zorunda değil midir?”

Kendini en iyi aldatabilen, herkesten daha neşeli yaşar.

"Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı. Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir."

Sonia : “Acı çekmek… sevmenin tek yoludur bazen.” Raskolnikov: “Ben acı çekmeyi değil, yaşamayı istedim.” Sonia: “O zaman acıyı sevmeyi öğrenmelisin

dostoyevski okuyan erkekler>>>

Aslında insanı en çok acıtan şey, hayal kırıklıkları değil; yaşanması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır.

🤍

Önce biraz ağladılar, ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır!

"Herkesin gideceği bir yer olmalı.Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir..."

"herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı. çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir."

Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini.İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini!

“İnsan yalnızca korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor.”

"- Utanıyor gibiydi, gözlerini kaldırıp Raskolnikov'a bakamıyordu; başını başka bir yana çevirmiş, kımıldamadan duruyordu. Sıtma titremesi devam ediyordu. Eğri şamdanda çoktan sönmeye yüz tutan mum, bu perişan odada, bu ölümsüz kitabı okumak için çok tuhaf bir biçimde bir araya gelen bu katille fahişeyi donuk bir biçimde aydınlatıyordu. "
“Kafasına kurşun sıkıp canına kıyan kişinin , Svidrigaylov Olduğunu duyunca Raskolnikovun hissettiği gibi hissettim… “Ağır bir şeyin altında ezilmiş gibi …”
“Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir. Birincisin de sen bir insansın, ikicisin de ise bir papağan! Biz şimfi neyiz ?”
“sevin ama herkesten çok kendinizi sevin çünkü yeryüzündeki her şey şahsi çıkara dayanır”
“Namuslu bir insanım diye hiç övünülürmü hiç ? Herkes namuslu olmak zorunda değil midir”
“Gidersem başkalarına isyan etmiş olurum, gitmezsem isyanım kendime olur. -Sartre”
“Akıllı bir adam, ama akıllıca davranabilmek için yalnızca akıl yetmiyor.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş