
İnsanın umutsuzluğa alışması, umutsuzluktan da beterdir.”

Oran'da beklenmedik biçimde büyüyen veba salgını, kenti dış dünyadan koparır ve sakinleri korku, yalnızlık ve belirsizlikle karşı karşıya bırakır. Albert Camus, Veba romanında felaketin gündelik hayatı nasıl değiştirdiğini Doktor Rieux, Tarrou ve Grand gibi karakterlerin deneyimleri üzerinden anlatır. Hastalığın yayılmasıyla ilk şaşkınlık yerini umutsuzluğa bırakırken yetkililerin ve halkın tepkileri de sınanır. Rieux, kesin bir zafer vaat edemese bile hastalar için çalışmayı sürdürür; çevresinde gelişen dayanışma, sonuçtan bağımsız bir sorumluluk fikrini güçlendirir. Kentin kapanması herkesin alışkanlıklarını ve yakınlıklarını yeniden ciddi biçimde sınar.
Roman, salgını tıbbi bir kriz olmanın ötesinde insanın kaçamadığı kötülük ve saçmalıkla yüzleşmesinin simgesi olarak ele alır. Ayrılık, ölüm korkusu ve kapanmışlık duygusu koyu bir atmosfer kurarken karakterlerin birbirine yardım etmesi anlatının umut damarını korur. Camus, kahramanlığı büyük sözlerden çok tekrar edilen emek ve ortak mücadelede arar. Veba, felaket karşısında insan onurunun nasıl savunulabileceğini sorgulayan; bireysel seçim ile toplumsal dayanışma arasındaki bağı güçlü bir kent romanı içinde inceleyen bir eserdir.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

İnsanın umutsuzluğa alışması, umutsuzluktan da beterdir.”

Tanrı tutku sever. Bu uzak ilişkiler onun ateşli şefkatine yetmez. Sizi daha uzun süre görmek ister, onun sizi sevme tarzı böyledir.

“İnsanın yüreğinde, umudu öldürecek hiçbir şey yoktur.”

Rieux, Paneroux ya "Doğru," dedi. "Beni affedin. Ama yorgunluk bir delilik. İçimdeki isyandan hiçbir şey hissetmediğim saatler var bu kentte." "Anlıyorum," diye mırıldandı Paneloux. "Bu isyan ettiriyor, çünkü bizim sınırımızı aşıyor. Ama belki de anlayamadığımız şeyleri de sevmeliyiz." Rieux birden dikleşti. Hissedebildiği tüm güç ve tutkuyla Paneloux'ya bakıyor ve başını sallıyordu. "Hayır peder," dedi. "Sevgi deyince başka bir şey anliyorum ben. Ve ölünceye kadar çocukların işkenceden geçtiği şu yaradılışı reddedeceğim."

"İnsanların bütün mutsuzluğunun açık konuşmamaktan kaynaklandığını anladım.”
“Çalışan bir adam, yoksulluk, ağır ağır tıkanan gelecek, masa başında akşamların sessizliği; böyle bir evrende tutkunun yeri yoktur.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş