
Bir kadını anlamak istiyorsan, sustuğu anları dinle.

Anna Karenina, Rus soylu çevrelerinin görkemli salonları ile kişisel mutsuzlukların sessizce büyüdüğü evler arasında ilerler. Lev Tolstoy, evli ve bir çocuk annesi olan Anna'nın kardeşi Stiva Oblonski'yi görmek için Moskova'ya gelişiyle duygusal dengeleri değiştirir. Anna'nın Kont Vronski'yle karşılaşması, toplumsal kuralların koruduğu görünüş ile bastırılan istekler arasındaki gerilimi açığa çıkarır.
Romanın atmosferi baloların, tren yolculuklarının ve yüksek sosyetenin parlaklığını taşısa da bu yüzeyin altında sürekli bir yargılanma korkusu vardır. Anna ile Vronski'nin yakınlaşmasına paralel olarak Kitty ve Levin'in, ayrıca Daria ile Oblonski'nin ilişkileri de evlilik, sadakat ve gündelik sorumlulukların farklı biçimlerini gösterir. Böylece tek bir aşk hikâyesi, birbirine ayna tutan çiftlerle geniş bir toplum portresine dönüşür.
Tolstoy, Anna'yı yalnızca kurallara karşı çıkan bir figür olarak değil, annelik, sevgi, suçluluk ve özgürlük arasında sıkışan canlı bir karakter olarak ele alır. Anna Karenina'nın sürükleyiciliği, büyük kararların öncesindeki küçük bakışları ve tereddütleri önemsemesinden gelir. Salonların sıcak ışığı ile dışarıdaki soğuk arasındaki fark gibi, kişilerin görünen hayatlarıyla iç dünyaları arasındaki mesafe de roman boyunca hissedilir.
Bookspace topluluğundan 25 gönderi

Bir kadını anlamak istiyorsan, sustuğu anları dinle.

Eğer iyiliğin bir nedeni varsa, o artık iyilik değildir.

Sevginin bittiği yerde nefret başlar

Her şey iyi olabilecekken neden hepimizde acı çekiyoruz ?

Her durumdan bir çıkış yolu vardır. Yeter ki karar verilsin.

"...Ama artık her şey yepyeni bir yolda yürüyecek. Hayata izin vermemek, geçmişe izin vermemek saçmalık. Daha iyi çok daha iyi yaşamak için dövüşmek gerek..."

Beni tanıdığını sandı. Oysa beni dünyada herhangi birinin tanıdığı kadar az tanıyor.

Kadın öyle bir şeydir ki, sen onu nekadar incelersen incele, hep yepyenidir.

Kalbim, aklımın susturamadığı bir gerçeği fısıldıyordu: Ondan kaçmak, kendimden kaçmak demekti.

Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.

Birini seversen eğer, olmasını istediğin gibi değil, olduğu gibi, her şeyiyle seversin.

“-Nasıl bir hayal kırıklığına uğrattı seni? -O değil, benim kendi duygum uğrattı. Daha büyük şeyler hissedeceğimi sanıyordum.”

Bu acıylada aynı şe olacak, zaman geçecek ve umurumda olmayacak.

Bir kadını anlamak istiyorsan, sustuğu anları dinle..
hiç konuşmadan gözleriyle her şeyi anlatıyordu.

Beni sevmeyen bir insanı sevmeyecek kadar da gururum var.

…Onun açısından sözler gözüyle gördüğü güzelliği yok ediyordu.

Bu kitap çok pahalıdır okuduktan sonra bir süre mutluluğunuzu, pişmanlıklarınızı bir kenara bırakıyorsunuz tamamen bomboş bir evrende tek başınıza kalıyorsunuz. İnanılmaz bir etkisi var.

özür diledi, tam vagona girecekti ki ona bir kez daha bakma gereği duydu. Bunun nedeni, kadının çok güzel olması, tüm bedeninde görülen güzellik ve gösterişsiz zarafet değil, Vronskiy'in yanından geçerken sevimli yüzünür ifadesinde özellikle tatlı, hoş bir şeyin olmasıydı. Vronski baktığında o da dönüp başını çevirmişti. Gür kirpikleri yüzünden koyu renk gibi görünen parlak gri gözler, sanki tanıyormuş gibi

Hayatın bütün çeşitliliği, bütün güzelliği ve bütün anlamı ışıkla gölgenin birleşmesinden doğar.

I fell for this book because the plot is dramatic af, pero more than that, grabe how it cracks open the characters’ minds. You get front-row seats to their slow thought spiral and emotional drowning. Wild.

Hayatın bütün çeşitliliği, bütün güzelliği ve bütün anlamı ışıkla gölgenin birleşmesinden doğar.

Hayatın bütün çeşitliliği, bütün güzelliği ve bütün anlamı ışıkla gölgenin birleşmesinden doğar.

"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." ~Lev Nikolayeviç Tolstoy
“Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.”
“Gençtim ya, ne farkeder deyip nehrin uğultusu da olur, dalların gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert ve ne fark eder demişim bilmeden farkı istemişim”
“garson çayı ve çöreği getirdi. Levin çöreğinnbir parçasını ağzına attı; lokmayı ağzında bir o yana bir bu yana çevirdi, onunla ne yapacağını bilemedi... aşık olmuştu.”
“Bütün mutlu aileler birbirine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.”
“Her şeyin çoktan karara bağlandığını, kaderden kaçmanın mümkün olmadığını hissediyordu.”
“Happy families are all alike; every unhappy family is unhappy in its own way.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş