
"Ekmek pahalı, emek ucuzdu."

Lev Tolstoy'un yaşamının son dönemindeki düşünsel yönelişini taşıyan İnsan Ne ile Yaşar?, din, toplum, birey ve özgürlük üzerine soruları kısa anlatıların yalınlığıyla ele alır. Yazarın büyük romanlarındaki geniş toplumsal manzara burada yerini mesel biçimine ve gündelik hayatın içinden yükselen ahlaki karşılaşmalara bırakır. İyilik ile kötülük, hırs ile kanaat, yaşam ile ölüm yan yana getirilir; cevaplar soyut tartışmalardan çok insanların birbirine nasıl davrandığında aranır.
Kitaba adını veren anlatının çıkışında merhameti nedeniyle görevini tamamlayamayan bir melek vardır. İnsan görünümünde dünyaya gönderilen bu varlıktan üç şeyi öğrenmesi beklenir: insanın içinde ne bulunduğunu, insana neyin verilmediğini ve insanın ne ile yaşadığını. Bu kurulum, okuru büyük kavramlara uzaktan bakmaya değil, ihtiyaç, dayanışma ve acıma duygusunun somut sonuçlarını izlemeye davet eder.
Tolstoy'un didaktik yanı saklanmaz; ancak kısa öykü kurmadaki becerisi, düşünceyi yalnızca bir öğüt cümlesine indirgemez. Döneminin devlet ve toplum tartışmalarına yönelen arayışı, sıradan insanların seçimlerinde sınanır. İnsan Ne ile Yaşar?, hakikati gösterişli cevaplarda değil, bir başkasının ihtiyacını görebilme yetisinde arayan, sıcak ve düşünmeye açık bir okuma sunar.
Bookspace topluluğundan 33 gönderi

"Ekmek pahalı, emek ucuzdu."

"Herkesten çok güldü.Belli ki acı çekiyor."

Belki de hayatımızı değiştirecek insan, yolda yürürken sessiz sedasız geçmiştir yanımızdan...

"Aç gözlüdür insanoğlu, bencildir. Elindekinin kıymetini bilmez, daha fazlasını ister, daha fazlasını elde edince de ondan fazlasını..."

“İnsan, neyle yaşadığını bilmediği halde yaşar; çünkü onu yaşatan, bilgi değil sevgidir.” ✨ Bazen yaşamın sırrı akılda değil, kalpte saklıdır.

Biliyorum ki insanlar sadece kendilerini düşünerek var kalıyor gibi görünseler de aslında onlara hayat veren tek şey ‘sevgi’dir. Seven Tanrı’ya; Tanrı, sevene yaklaşır. Sevgiyi var eden sadece O’dur çünkü.

Kıvılcımı söndürmeyen ateşi zapt edemez.

Ölmek için çok genç, yaşamak için fazla telaşlıydık

“Kalbi kırık insanlar gürültü çıkarmaz; sessizce dünyadan eksilirler.”

“İnsana neyin verilmediğini bilmek değil, neyin verildiğini anlamak huzuru getirir.”

İnsana ne kadar toprak gerekir?

"Yanına mı gitsem,yoluma mı?"

ne ile yaşarız

peki cidden insan ne ile yaşar?

"Önceleri Tanrı'nın insanlara can verdiğini ve onların yaşamalarını arzu ettiğini biliyordum, şimdiyse bundan çok daha fazlasını anlıyorum. Anlıyorum ki, Tanrı insanların birbirlerinden ayrı yaşamalarını istemiyor. O yüzden de her birinin neye ihtiyacı olduğunu açık etmiyor. İnsanların bir arada yaşamalarını istiyor. İşte o yüzden her birine herkes için gerekli olanları gösteriyor. Insanlar kendi ihtiyaçları için yaşıyorlar gibi görünseler de asıl olan, herkesin sevgiyle yaşadığı gerçeği. Sevgi dolu insan Tanrı'nın yanında olur, Tanrı onun içinde olur. Çünkü Tanrı, sevginin ta kendisidir."

Günaydınn “ İnsan sevilmediği yerde fazla durmamalı. “

tavsiye ederim

Önemli olan bir tek an vardır, o da "şimdi"dir..

Sadece kitap okumak yetmez insana. Bazen meydan okumalı; kendine, hayata ve dünyaya...

İnsan yalnızca kendisi için yaşarsa ölür; başkaları için yaşarsa yaşar.

“İnsanda neyin bulunduğunu, insana neyin verilmediğini ve insanın neyle yaşadığını öğrendim: İnsan sevgisiz yaşayamaz.”

Hevesin olsun yeter, insan her şeyi öğrenebilir.

Her insanın, kendi dertleriyle değilde aşkla yaşadığını öğrendim.

İnsan, en çok da sustuklarıyla yorulur.
“İnsan kendini kolladığı için değil, içinde sevgi olduğu için hayatta kalır." Lev Nikolayeviç Tolstoy”
“Seven Tanrı’ya; Tanrı, sevene yaklaşır. Sevgiyi var eden sadece O’dur çünkü.”
“insanı yaşatan şey, başkası için yaşamasıdır" Lev Nikolayeviç Tolstoy.”
“İnsan bazen bilerek, isteyerek acı çeker. Acı, bilinçtir.”
“Önceden, Tanrı'nın insanlara yalnızca yaşamalarını istediği için hayat verdiğini sanırdım. Şimdi başka bir şeyi daha anladım. Anladım ki, Tanrı insanların ayrı ayrı değil birlikte yaşamalarını ister. Bu yüzden her…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş