Zargana

Zargana

Hakan Günday

Yayıncı
Doğan
Sayfa
205
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2002

Özet

İnsanlığın dışına çıkmayı bir savunma biçimine dönüştüren Hakan Günday'ın Zargana romanı, çocukken Berlin'de uğradığı ağır şiddetin ardından kendisini duygulardan ve toplumsal bağlardan ayırmaya çalışan bir karakteri izler. Zargana, yaşadıklarının anlamını doğrudan anlatmak yerine hiçliğe yaklaşmayı, çevresindeki insanların yalan ve çıkar ilişkilerini uzaktan gözlemlemeyi seçer. Fakat aşk ve yakınlık ihtimali bu katı düzeni bozar. Kendi parçalanmış benliğini yeniden kurmak için başkalarını da içine alan bir hayat oyunu tasarlaması, iyileşme ile intikam arasındaki çizgiyi belirsizleştirir.

Hakan Günday anlatıyı travmanın açıklamasıyla sınırlamaz; kimliğin şiddet karşısında nasıl bölündüğünü ve bu bölünmenin başkaları üzerinde yeniden üretilebileceğini araştırır. Zargana'nın soğuk gözlemciliği, insan ilişkilerindeki ikiyüzlülüğü görünür kılarken onun kendi acısına ulaşmasını da geciktirir. Sert, kesik ve karanlık atmosfer; sevginin tek başına kurtuluş sağlamadığı, fakat hiçlik arzusunu kesintiye uğrattığı bir karşı alan yaratır. Kurduğu düzenin her hamlesi, başkasına yönelen şiddet ile kendine dönüş ihtimali arasındaki gerilimi büyütür. Romanın merkezindeki sonuç, yaşamayı sürdürmenin basit bir umut cümlesi değil, geçmişin kurduğu oyunu bozmak için alınan zor ve çelişkili bir karar oluşudur.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 6 gönderi

s..@pwosbxall· 10ay🇹🇷

Ben, diyordu, insan değilim. Çünkü üşüyorum. Sizler üzerinizi hatıralarınız, aileleriniz, dostlarınız, mesleklerinizle örterken ben üşüyorum. Çünkü bunların hiçbirine sahip değilim. Ve olmak da istemiyorum. Benim üzerimde sadece kaşmir bir takım elbise var. Sahip olduğum tek şey bu. Beni sizden koruyan tek şey. Siz çıplakken üşümezsiniz, ama ben titrerim. Bütün dünyaya karşı kaşmir bir takım elbise. Soyunursam ölürüm... Görünmez giysileriniz birer birer yok olduğunda öleceksiniz. Belki de uzun zamandır ölüsünüz. Masanın ortasındaki, ağzına portakal sokulmuş bu domuz kadar ölüsünüz... Hepinizi yemek istiyorum. Yiyip bitirmek. Doğal dengenin içinde hiçbir yeriniz yok. Aklınız ve onun ürünü olan dünya utanç verici. Hepinizi yemek istiyorum.

6
Mustafa önver@mustafaonver· 8ay🇹🇷

Hayat, cinsel ilişkiyle bulaşan ölümcül bir hastalıktır.

4
Bookspace· 8ay🇹🇷

Zor değil dedi kendi kendine.İnsanları anlamak zor değil.Hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında sollarında.Biraz dikkatli bakmak yeter.Haritalara benzerler.Ölçeklerinin nerede yazıldığını bulana kadar korurlar esrarlarını.Sonra bir güneş kadar bilinir hayatları.Sarışınlara benzeyen hayatları. Güzel ama aptal hayatları..

3
zafer gökdağ 🇹🇷@zafergokdag· 3ay🇹🇷

hayat, cinsel ilişkiyle bulaşan ölümcül bir hastalıktır. jacques dutronc

2
zafer gökdağ 🇹🇷@zafergokdag· 6ay🇹🇷

üzerinde yaşadığın dünya biz âşık olalım diye yaratılmış.

1
Mustafa önver@mustafaonver· 8ay🇹🇷

Gerçekte üç büyük din de dünyayı cehenneme çevirmek için ortaya çı kmıştır. Tekamaçları budur. Çünkü hayattan sonra sadece cennet vardır. İnsanoğlunun cenneti hak etmesiiçin cehennemden geçmesi gerekir. O ceh- ennemde üç İlahî din eliyle d ünyada hüküm sürmektedir. Tanrı’nın mantığı budur.

0

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir