
Tanrı'nın hâlâ tanrıtanımaz bir anarşist olduğunu düşünüyorum. Ve insanın da çamurdan üretilmiş bir maymun olduğunu. İkisi bir araya gelince mutlu bir son beklemek zor.

Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor. Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor. İnsanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor.Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor. Bireyin yalnızlığı, toplum dışına çıkmasıyla sonuçlanıyor.Toplum dışına itilen (ya da bunu kendi tercih eden) birey, kendi doğrularını yaratıp onlarla yaşamaya başlıyor. Zamanla toplum ile birey arasında genişleyen ahlak farkı, ikisinin de hastalanmasının temel nedeni oluveriyor. Hakan Günday "Azil"de içinde yaşadığımız toplumsal yapıya yönelen eleştirisini, modern insanın "hiç"leşme sorunsalını, gerçek, hayal, kabus arasındaki geçişler ile zaman ve mekan geçişlerini, yer yer sertleşen ifadelerle öyle ustalıkla aktarıyor ki, okuyucuyu adeta tokatlıyor. Yazdıklarıyla uçları zorlayan genç yazar Hakan Günday her ne kadar yeraltı edebiyatı yapmadığını söylese de, insanı rahatsız ve tedirgin edici, hem sisteme karşı olan hem de sistemle iç içe geçen karakterlerine ustalıkla can veriyor. Günday, ana karakteri Asil&'in psişik özelliğine ve dünya algısına uygun bir dili de büyük bir beceriyle kullanıyor.Roman boyunca çok sayıda felsefi tanımlama ve tespit, ana karakterin üslubuyla sıralanıyor.
Bookspace topluluğundan 39 gönderi

Tanrı'nın hâlâ tanrıtanımaz bir anarşist olduğunu düşünüyorum. Ve insanın da çamurdan üretilmiş bir maymun olduğunu. İkisi bir araya gelince mutlu bir son beklemek zor.

İnsanlığın sonu diye düşündü Asil. Nerede durması gerektiğini bilememekten gelecek..

Her insanın boşluğa doğma hakkı olmalıydı. Vatansız, toplumsuz, ailesiz ve kişiliksiz olmak her insanın hakkıydı. Hiçbir insan, genetik ve kültürel mirasın baskısı altında yaşamaya mahkûm edilemezdi.

Ancak bir yerlerde iyiliğin olduğuna inanan ve defalarca hayal kırıklığına uğramaktan mahvolmuş olan insanların yersiz çabaları kendilerini tanımalarını engelliyordu.

"Dünya, Ben arayışına saygı duymuyor, hatta böylesi bir arayış içinde olanları cezalandırmak için çaba sarf ediyordu."

Her şey ve herkes ışık yayar. Sonuç, nedenlerin aydınlattığı noktada, nedense sonuçların aydınlattığı noktadadır.

"Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur."

"İlişkilerin zaman içinde sıcaklığını yitirmesi doğaldır. Geçmişe özlem duymak, sadece zaman kaybıdır."

"Aynı zihinde yer alan karşıt düşünceler birbirini yok eder ve ışığa dönüşürler."

Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerlerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. Aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağı çeker.

"İnsan, maddeye hak ettiğinden fazla değeri verdiği sürece mutsuz olacaktı."

"Günümüz dünyası asla tatmin olmayan insanların ürünüdür."

"Düşünce şeytandan, davranış Tanrıdandır. Hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır."

"Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerlerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu." Ancak "Sevgi, kesilemeyecek kadar kaim bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. Aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağı çeker."

İnsanın varlık nedeni,hiçliğin merkezinde var olarak mükemmel bir duranlığa erişmek ve sonsuza kadar o halde kalmaktır. Buna , yaratarak yok olmak denir.

sadece korkaklar yalan söyler!

“Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerlerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kaim bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. Aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağı çeker.”

Laplece'ın şeytanını Azil de görme olasılığım olasılıksızda görme olasılığımdan azdı ama

"Sürekli kaçıyor, gizleniyor ve yalan söylüyorum. Bunlar, hayatta kalmamı sağlıyor."

Kitap bitti , kafa yandı…

"Verilmiş olan her karar, o anın şartları içinde en doğru olandır."

"..her ne kadar hiç kimse göründüğü gibi olmasa da, herkes göründüğü gibi olmaya çalişıyordu."

"Ben bir geri zekâlıysam sen de bir geri kalplisin! Bu bir hastalık, baba. Bu yüzden ölen insanlar var. Sen de onlardan biri olacaksın.”

beni benden başka kimse kurtarmayacak.
“İnsan, uzayda var olan yalnız bir varlık olduğunu anımsamadığı sürece sosyalleşmenin bedelini adsız acılarla ödemeye devam edecek.”
“Her şey ve herkes ışık yayar. Sonuç, nedenlerin aydınlattığı noktada, nedense sonuçların aydınlattığı noktadadır.”
“Tanıklık ettiğim dünya, şiddet kullanılarak yönetiliyordu. Ancak kimse bunu itiraf etmiyordu. Hatta şiddet kelimesi bile gömülmüştü. Onun yerine başka bir kelime kullanılıyordu: Para. Çok daha nazik. Çok daha yasal.”
“biliyor musun, çok hızlı kaş, kaş, kaş, kaş, dersen, aşk oluyor!”
“Belki de sadece bu beni üzüyor ;Kim olduğunu bilmemek . Ancak önemli değil .Çünkü kim olursan ol bana dönüşeceksin .Bittiğin an başlayacağım .Sana,yaratarak yok olmanın anlamını ezberleteceğim .Kendinle ve hayatınla…”
“Düşüncelerimin nedenlerini ve sonuçlarını öğrenmeliyim”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş