
İnsanı seviyorum, ama insanlarla bir araya gelince nefes alamıyorum …

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 136 p. Dostoyevski'nin isimsiz bir kahramaninin kirkli yaslarinda -aslinda içinde bulunan bir- yeralti dünyasindan çikarak geride kalan gençlik çaginin büyük çalkantilarini anlattigi bu roman, okuyucusunu kaçinilmaz olarak kusatip içine hapseden kahramaninin gözünden yasamin zorluklarini, bu zorluklar karsisinda içine düsülen bunalim ve kizginliklari anlatarak ilk gençligin çatismalarini sarsici bir yalinlikla anlatir. Bir monolog olarak bizzat okuyucunun dilinden seslendirilen yasama sevinci ve insan sevgisine reddiye niteligindeki ilk bölümün ardindan kahramanin gömüldügü yeralti dünyasinin bizzat müsebbibi olan kisilerle hesaplasmasinin anlatildigi ikinci bölüme hinç içinde geçilir. Gençlik yillarinda içine çekildigi yeraltinin sebebi olan yakin çevresiyle yüzlesmek üzere attigi bu hesaplasma adimi yeni kirginliklara maruz kalmasina ve nihayet hayal kirikliklariyla dolu bir aska sürüklenmesine de sebep olacaktir.
Bookspace topluluğundan 28 gönderi

İnsanı seviyorum, ama insanlarla bir araya gelince nefes alamıyorum …

Şimdi de kendi kendime şu lüzumsuz suali soruyorum: Kolay elde edilmiş bir saadet mi,yoksa insanı yücelten ıstırap mı daha iyidir? Evet hangisi daha iyi ??

kafamda uydurduğum bir hayat yaşıyordum.

“yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.”

İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur..

"Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam manasıyla, gerçek bir hastalık.."

İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever, fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal hiç şüphesiz çok gülünçtür.

Su kitaptan bişey anlayan varmı...60.sayfaya geldim ne diyor hala anlamadım...

Yeraltından Notlar Olmam gereken yerden çok uzaktayım, belki de yoruldum, bilmiyorum. Öyle karışık, öyle yabancıyım ki, bu aralar kendime bile gelemiyorum. F. Dostoyevski

“Duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim elbette. Ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem.”

“Okumaktan başka yapacak işim, gidecek tek yerim yoktu, çünkü çevremde saygıya layık, beni kendine çekebilecek bir meşguliyet bulamıyordum.”

fazla bilinçli olmak bir hastalıktır

''kolay bir saadet mi yoksa insanı yükselten bir ızdırap mı daha iyi''
Yemin ederim ki her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır.

“Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; Bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum..”

"Ben kötü bir insan değildim. Ne aksi bir adamım, ne de uysal biriyim. Ne alçağın biriyim, ne de namuslu; ne bir kahramanım, ne de bir korkak. Ben hiçbir şey olamadım."

‘’ Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar öylece ortada kalakalacağız. ‘’

İnsanın en büyük trajedisi, kendisinden kaçamayacak olmasıdır.”

İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur.

“Yemin ederim ki her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır.”

Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar öylece ortada kalakalacağız…

Klişeyi okumayan kaldı mı acaba ? :)

Fyodor Dostoyevski Yeraltından Notlar kitabında Nietzsche, Sartre, Camus gibi düşünürleri etkilemiştir İnsan neden bile isteye mutsuzluğu seçer?sorusunu merkeze alır. İnsan yalnızca mutluluğu değil, acıyı da sever; hatta belki acıyı mutluluktan daha çok sever.

Umutsuzluk en yakıcı zevktir, özellikle de içinde bulunduğun durumun çaresizliğini açıkça kavramışsan.
“Duvarı yıkacak gücüm yoksa onu yıkmak için kendimi parçalayacak halim yok tabii ki fakat önümde duvar var diye ona boyun eğecek de değilim.”
“İdrakin biricik kaynağı ıstıraptır. Başlangıçta idraki insanın baş belası saydığımı söyledim, ama insanın bunu sevdiğini, dünyadaki hiçbir hazza değişmeyeceğini de biliyorum.”
“Arzularımı yok edin, bütün ideallerimi silin, bana daha iyi şeyler gösterin, seve seve peşinizden koşarım.”
“Baylar, yemin ederim ki her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.”
“Autumn Coffee Curataan Coole Dri Canul”
“İlkin sevmek elimden gelmezdi, çünkü bence sevmek, manevi üstünlük kurmak, zorbalık etmek anlamına gelir. Ömrüm boyunca başka türlü düşünemedim; hatta şimdi bile bazen sevginin, sevdiğimizin bize gönül rızasıyla…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş