
Dublin'e dönen insanların kurduğu küçük aile ve arkadaş çevresi, geçmişten taşınan duygular yüzünden huzur bulamaz. James Joyce'un Sürgünler adlı oyununda dört karakter arasındaki ilişkiler sevgi, sadakat ve kişisel özgürlük hakkındaki farklı beklentilerle gerilir. Yakınlık isteyenler karşılık beklerken bağımsız kalmak isteyenler, verdikleri sözlerin ve uyandırdıkları kıskançlığın ağırlığıyla karşılaşır.
Oyun, tek bir ihanet sorusuna kesin cevap aramak yerine sevginin sahiplenme anlamına gelip gelmediğini tartışır. Karakterlerin söyledikleri ile açıkça dile getiremedikleri duygular arasında sürekli bir mesafe vardır. Dostluk, evlilik ve arzu aynı konuşmalarda birbirine karışır; taraflardan hiçbiri hem özgürlük hem güven talebini kolayca uzlaştıramaz. Joyce, büyük olaylardan çok yüzleşmelerin ritmine ve bir sözcüğün ilişkide yarattığı kuşkuya odaklanır.
Sürgünler, kasvet ile umut arasında ilerleyen, otobiyografik izler taşıyan bir ilişki dramasıdır. Joyce'un tek tamamlanmış oyunu olması, metni romanlarından farklı bir deney alanına dönüştürür. Sonucu açıklamadan dört kişinin birbirine bağlanma ve birbirinden uzaklaşma biçimlerini izleyen eser, sevginin güven, açıklık ve özgür iradeyle nasıl sınandığını yoğun bir sahne yapısı içinde ele alır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş