
Behzat Ç. gibi Ankara'da doğup büyüyen bir adamın duyup duyabileceği bütün sıkıntıların mimari karşılığı Ankara Adliyesi'dir. Kafka burayı görseydi, "Adamlar yapmış," deyip yazarlığı bırakırdı.

Emrah Serbes’in Son Hafriyat romanı, Ankara Cinayet Büro Amiri Behzat Ç. ve ekibinin kendisine Red Kit adını veren bir failin açtığı çukurların izini sürmesini anlatır. Şehrin kavşak, boru ve kablo çalışmalarıyla sürekli kazıldığı bir dönemde bulunan cesetler, belediye hafriyatı ile faili meçhul geçmişler arasında karanlık bir bağ kurar. Behzat Ç. Sakarya Caddesi’nden Ayaş’a uzanan soruşturmada ekibiyle birlikte hareket ederken alışılmış öfkeli konuşkanlığının yerini ağır bir suskunluk alır. Red Kit’in polisle kişisel hesabı, vakayı seri cinayetlerin çözülmesinin ötesinde geçmişte gömülü kalmış şiddetin açığa çıkarılması hâline getirir.
Serbes polisiyenin şehir haritasını Ankara’nın toplumsal ve bürokratik katmanlarıyla üst üste bindirir. Kötü Renault Toros, ekibin düşlediği yeni araç ve bitmeyen kazılar, mizahı soruşturmanın sertliğiyle yan yana taşır; hafriyat ise hem somut çevreyi hem karakterlerin sakladığı kayıpları anlatan bir imgeye dönüşür. Son Hafriyat, Behzat Ç.’nin adalet arayışını kusursuz bir kahramanlık olarak sunmaz. Kurumların ihmali, kişisel intikam ve polisin kendi kırılganlığı aynı dosyada kesişirken roman, suçun faili bulmakla kapanmayan toplumsal tortusunu araştırır. Ankara burada dekor değil, belleği sürekli kazılan ve yeniden örtülen etkin bir anlatı unsurudur. Behzat’ın suskunluğu, dosyanın kişisel ve kurumsal bellekte açtığı boşlukları sözden çok davranış üzerinden taşır; ekibin alışılmış atışmaları da bu ağır sessizliğin çevresinde daha kırılgan bir dayanışma kazanır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Behzat Ç. gibi Ankara'da doğup büyüyen bir adamın duyup duyabileceği bütün sıkıntıların mimari karşılığı Ankara Adliyesi'dir. Kafka burayı görseydi, "Adamlar yapmış," deyip yazarlığı bırakırdı.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş