
Burası bizim değil, bizi öldürmeye çalısanların ülkesi.

Ankara’nın Kızılay’ından öğrenci evlerine uzanan sokaklarında bir genç kızın ölümü, sıradan bir üçüncü sayfa vakası gibi görünmez. Cinayetin nedeni, işleniş biçimi ve olayın çevresindeki ilişkiler birbirine uymadıkça soruşturma daha karmaşık bir hâl alır. Emrah Serbes, Her Temas İz Bırakır’da okuru hem suçun izlerine hem de kentin farklı çevreleri arasında dolaşan karanlık bağlantılara yaklaştırır.
Cinayet Masası’nın başındaki Behzat Ç., yeni kurallara kolayca uyum sağlayan bir polis değildir. Sert, dağınık ve doğrudan tavrı; kitaplardan veya hazır fikirlerden çok yılların sahadaki deneyimine dayanır. Kimin suçlu, kimin mağdur olduğu konusunda güçlü bir sezgisi vardır, fakat bu dosya onun kendi adalet duygusunu da rahatsız eder. Görünürde açık duran sınırlar bulanıklaşırken öğrenci çevresi, polis teşkilatı ve başka güç alanları aynı soruşturmanın içinde kesişir.
Anlatı, katilin kim olduğunu bulmaya yönelen bir bilmecenin ötesine geçer. Suçla mücadele eden kişilerin önyargılarını, öfkelerini ve kurum içindeki konumlarını da sorgular. Behzat Ç.’nin kaba kuvveti ile vicdanı arasındaki gerilim, soruşturmanın her adımında yeniden belirir. Ankara ise dekor olmaktan çıkarak olayların ritmini, dilini ve toplumsal dokusunu belirleyen canlı bir alana dönüşür. Ortaya çıkan polisiye, adaletin resmî kurallarla kişisel hesaplaşmalar arasında nasıl zorlandığını entrikası güçlü bir akış içinde izler.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Burası bizim değil, bizi öldürmeye çalısanların ülkesi.
seninle beraber olunmaz, sana maruz kalınır.

Bizi samimiyetin hastalık olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. İnanınca, herkes gibi olunca, aptallaşınca iyileşiyoruz.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş