
İnsanoğlu doğuştan mı kötüydü yoksa kötülük öğretiliyor muydu?

Son Ada, Zülfü Livaneli’nin siyasal alegori ile doğa duyarlılığını buluşturan çarpıcı romanlarından biridir. Huzurlu bir adaya dışarıdan gelen iktidar anlayışı, düzen vaadiyle başlayan dönüşümün nasıl baskıya, korkuya ve ekolojik yıkıma dönüşebileceğini gösterir. Roman, martılar, ada halkı ve lider figürü üzerinden özgürlük fikrini somutlaştırır.
Zülfü Livaneli, Son Ada’da sade ama gerilimi yüksek bir anlatımla otoriterlik, toplumsal suskunluk, vicdan ve doğayla kurulan bağ üzerine düşünür. Politik roman, distopik alegori ve çevre temalı edebiyat arayan okurlar için güçlü bir seçimdir. Kısa sürede okunan, bittikten sonra tartışma isteği uyandıran bir metindir. Ada imgesi, politik baskının gündelik hayata sızmasını anlaşılır ve çarpıcı kılar.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

İnsanoğlu doğuştan mı kötüydü yoksa kötülük öğretiliyor muydu?

Yerli bir distopya diyebileceğim bir eser. Keyifli ve düşündürücü, daha fazlası değil..

"Sizce adayı asıl mahveden gelen Başkan mıydı, yoksa ona hiç 'hayır' demeyen, kendi küçük konforları için her şeye göz yuman ada halkı mı?"

son zamanlarda türk edebiyatındaki en iyi ütopya/distopya diyebilirim bu kitap için. İçindeki başkan da birilerini anımsatmadı değil...

Harika bir roman , kitap okumaya başlayacaklar için baş yapıt.

Bir miktar Empati