
İnsanoğlu doğuştan mı kötüydü yoksa kötülük öğretiliyor muydu?

Anakaradan uzakta, martılar, yasemin kokuları, çam ormanları ve renkli balıklarla çevrili bir ada, sakinleri için güvenli bir sığınaktır. İnsanlar bu gizli cennette birbirini tanıyan, dış dünyanın çatışmalarından uzak bir hayat kurmuştur. Adaya bir diktatörün gelişiyle alışılmış düzen yavaş yavaş bozulur. Doğaya ve birlikte yaşama biçimine yapılan müdahaleler, başlangıçta küçük görünen değişiklikleri büyüyen bir yıkıma dönüştürür. Sakinlerin huzuru koruma arzusu ile otoriteye boyun eğme eğilimi arasındaki gerilim adanın kaderini belirler.
Zülfü Livaneli, Son Ada'da adı verilmeyen bir mekân ve kişiler üzerinden diktatörlüğün tanıdık mekanizmalarını alegorik bir anlatıyla inceler. Ada, toplumun küçültülmüş bir modeli hâline gelir; korku, propaganda ve itaat gündelik ilişkilerin içine yerleşir. Doğal dengenin bozulması ile siyasal düzenin sertleşmesi birbirinden ayrı ilerlemez. Roman, cennetin nasıl kaybedildiğini sorarken kaybın tek bir kişinin gücünden mi, yoksa sessizlik ve uyumdan mı doğduğunu da düşündürür. Son Ada, politik baskıyı doğa, topluluk ve bireysel sorumluluk çevresinde ele alan; yitirilen bir sığınağın geri kazanılıp kazanılamayacağı sorusunu canlı tutan güçlü bir romandır.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

İnsanoğlu doğuştan mı kötüydü yoksa kötülük öğretiliyor muydu?

Yerli bir distopya diyebileceğim bir eser. Keyifli ve düşündürücü, daha fazlası değil..

"Sizce adayı asıl mahveden gelen Başkan mıydı, yoksa ona hiç 'hayır' demeyen, kendi küçük konforları için her şeye göz yuman ada halkı mı?"

son zamanlarda türk edebiyatındaki en iyi ütopya/distopya diyebilirim bu kitap için. İçindeki başkan da birilerini anımsatmadı değil...

Harika bir roman , kitap okumaya başlayacaklar için baş yapıt.

Bir miktar Empati
“Tekrar insanlar mı olaylara göre değişir, yoksa olaylar mı insana göre oluşur diye sordum kendi kendime.”
“Aslında biz bu yaşamın güzel olduğunu düşünmüyorduk bile artık; o kadar alışmıştık ki, yaşayıp gidiyorduk işte. İnsan her gün gördüğü denizin, evinin önündeki kayanın üstüne konan martının güzel olduğunu düşünmez.”
“Yasak tanımaz rüzgâr Zincir vurulamaz martıya Bir de insan kalbine.”
“Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş