Mutluluk

Mutluluk

Zülfü Livaneli

Yayıncı
Inkilap Kitabevi
Sayfa
326
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2002

Özet

Van Gölü kıyısında yaşayan on yedi yaşındaki Meryem, kendisine yöneltilen ağır bir suçlamanın ardından töre adına öldürülme tehdidiyle karşı karşıya kalır. Zülfü Livaneli, Mutluluk romanında onun yolunu askerliğin şiddetini taşıyan kuzeni Cemal ve İstanbul'daki düzenli hayatını geride bırakan Profesör İrfan'la kesiştirir. Aile tarafından verilen görevi yerine getirmesi beklenen Cemal, Meryem'i İstanbul'a götürürken bağlılık, korku ve vicdan arasında sıkışır. İrfan ise görünürde başarılı hayatından uzaklaşıp Ege'de bir tekne yolculuğuna çıkarak kendi varoluşuna başka bir yön arar. Üç karakterin hareketi, farklı toplumsal çevreleri aynı özgürlük ve aidiyet sorusunda buluşturur.

Romanın gerilimi, Meryem'in hayatta kalma mücadelesi ile Cemal'in kendisine öğretilen kuralları sorgulaması etrafında yoğunlaşır. İrfan'ın bireysel kaçışı, diğer ikisinin zorunlu yolculuğuyla karşılaştığında mutluluk kavramının sınıfsal ve kültürel anlamları açılır. Livaneli, kırsal gelenek, kentli aydın dünyası, askerî deneyim ve kadınların maruz kaldığı baskıyı birbirinden koparmadan ele alır. Karakterlerin geçmişleri, Türkiye'nin birbirine uzak görünen yüzlerinin aynı anlatı içinde temas etmesini sağlar. Mutluluk, sonucu önceden vermeden yaşam hakkı, vicdan ve kişisel özgürlük arasındaki mücadeleyi izleyen; mutluluğun bir kaçış mı yoksa sorumlulukla kurulan yeni bir hayat mı olduğunu sorgulayan toplumsal bir romandır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 19 gönderi

Deniz@seaskyron· 2h🇹🇷

İnsan insanın zehrini alır . Anlat , zehir içinde kalmasın. Anlatın içinizde kalmasın 😅

9
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Bırak hayat bir nehir gibi aksın; olumlu düşün ki herşey olumlu olsun; dünyadaki kötülüklerin kaynağı olumsuz düşünmektir.

8
Musa Örs@musaenor· 10ay🇹🇷

Tarih boyunca büyük yahudi düşünürler dünyayı tek kelime ile nasıl açıklamışlardı acaba? Musa “Her şey Tanrıdır” demişti. İsa “Her şey sevgidir” Marx “Her şey paradır” Freud “Her şey sekstir” Eınsteın “ Her şey görecedir” deyivermişti.

4
Ulku Evren@altin6· 7ay🇹🇷

👍

4
baysakalli1905@baysakalli1905· 8ay🇹🇷

gerçektende günümüzde olan bir yaşam öyküsünü gözlerimizin önüne getiricek şekilde olan muhteşem bir türden... TAVSİYE EDERİM

3
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Cezası kendi kaderine yine kendisinin karar vermesiydi.

3
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Bir kartal gözünün ulaşabileceği her yeri görüyor, en ufak bir kıpırtıyı bile fark edebiliyor ve kuşkulandıkları her şeyi yok edebilecek olmanın tanrısal zevkini tadıyorlardı.

3
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Koğuşun dışına çıkar çıkmaz soğuk hava jilet gibi kesmeye başladı her tarafını.

3
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

İnsan kendi adını on kez üst üste söylediğinde bile yabancılaşıyordu da, doğumundan ölümüne kadar taşıdığı, "ben" bilincine, ya da "kendi" damgasına niye yabancılaşmıyordu.

3
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Hayat bilinmez olmalıydı; nasıl yaşayacağını, ne zaman kaza geçireceğini, hangi hastalıklara yakalanacağını, nasıl öleceğini, bilen bir insan, Endymion'un kaderini paylaşıyor demekti ve dünyadaki hiçbir ölümlü bu yükü taşıyamazdı.

3
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Acaba varabilmiş miydi İskenderiye'ye? Yoksa yol üstünde bir yerlere takılıp kalmış ve kendine değişik bir hayat mı kurmuştu?

2
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Kendi egemenlik alanını belirlemek için ağaçların altına sidik fışkırtıp sonra kendini bu sidiğin sınırları içinde güvenli hisseden köpeklere benziyordu insanlar da; aşina kokular ve aşina eşya arasındaki bir mutluluk formülü.

2
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Bütün sorun "kendi" kavramındaydı zaten.Ne demekti kendi, kendisi, ben?

2
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Birkaç aydır kendi hayatını dışarıdan seyrediyor gibiydi.

2
erdem sergi@bedenci· 9ay🇹🇷

Acaba ölüler de düş görür mü ?

2
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Bazen böyle küçük sanılan şeyler, ölmekten ve öldürmekten de daha önemli hale gelebiliyordu işte. Çünkü ölmediğin sürece yaşam devam edip gidiyordu. Ne yediğin, ne giydiğin, her yerde olduğu gibi dağ başında da önemliydi.

1
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Metanoya, kendisinin ötesine geçmek, kendini aşmak, kendi olmaktan çıkmak gibi bir anlam içeriyordu.

1
Serkan Tüni @serkantuni· 9ay🇹🇷

İnsan insanın zehrini alır.

1
Kaan Cullen@cullens· 9ay🇹🇷

Karlı tepenin eteklerinde dikilip tutacağı nöbette, bir Kalaşnikof mermisinin kafasını uçurması da güçlü bir olasılıktı aslında.

0

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir