
.Hiç insan öldürmediği halde, altı kişinin canına kıymış bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm...

Ölüler Evinden Anılar, Fyodor Dostoyevski'nin sürgün ve hapis deneyimlerinden beslenen, insanın en zor koşullarda bile nasıl gözlemlediğini, hatırladığını ve anlam aradığını anlatan güçlü bir metindir. Roman, cezaevi yaşamının dışarıdan görülemeyen ritmini, mahkumlar arasındaki gerilimi ve sıradan ayrıntıların insan ruhunda açtığı derin izleri merkeze alır.
Dostoyevski okumalarına psikolojik yoğunluk, ahlaki sorgulama ve toplumsal arka plan üzerinden yaklaşanlar için bu eser özel bir kapı açar. Ölüler Evinden Anılar, olay örgüsünden çok tanıklık duygusuyla ilerler; okuru suç, acı, dayanıklılık ve merhamet üzerine sakin ama sarsıcı bir düşünce alanına çağırır.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

.Hiç insan öldürmediği halde, altı kişinin canına kıymış bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm...

Dindar da sayılmazdı. Çünkü iyi huyluluk onda kalan tüm insani değerleri ve özellikleri, iyi kötü bütün tutku ve istekleri yutmuştu sanki.

Kitabı okurken hapishane duvarlarını görüyor mahpusları izliyordum tamamen bir hapishanedeydim diyebilirim çıkmak için de kitabı bitirmek istiyordum. Hapishane günlüğü bile yazacaktım çok zordu Allah kimseyi düşürmesin.