
Lev Tolstoy’un Mutluluk adlı kısa romanı, genç Maşa ile kendisinden yaşça büyük Sergey Mihayliç’in evliliğini aşkın değişen biçimleri üzerinden anlatır. Anne ve babasını kaybettikten sonra kırsaldaki aile mülkünde yaşayan Maşa, vasisi konumundaki Sergey’e yakınlaşır; başlangıçtaki hayranlık zamanla karşılıklı sevgiye ve evliliğe dönüşür. Fakat çiftin sessiz taşra mutluluğu, Petersburg sosyetesine taşındıklarında başka beklentilerle sınanır. Maşa’nın balolara ve yeni çevresine duyduğu ilgi, Sergey’in geri çekilişiyle birleşince aralarındaki açıklık yerini suskunluğa bırakır.
Tolstoy, evliliği tek bir romantik doruk olarak değil, yakınlığın yeniden tanımlandığı uzun bir süreç olarak kurar. Maşa’nın birinci tekil şahıs anlatımı, gençlik coşkusuyla deneyim arasındaki mesafeyi görünür kılar; sevginin sahip olma isteğinden ortak sorumluluğa evrilmesini izler. Eserde büyük olaylardan çok bakışlar, konuşulmayan kırgınlıklar ve gündelik tercihler belirleyicidir. Mutluluk, ilk tutkunun kaybını yalnız bir yenilgi saymaz; aile yaşamı içinde daha sakin, dayanıklı bir bağın nasıl kurulabileceğini araştırır. Böylece roman, mutluluğu hazır bir durumdan ziyade iki insanın değişimi kabul ederek yeniden kurduğu kırılgan bir denge olarak düşünür.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“MUTLULUK Çay içtikten sonra piyanonun yanına gittim. O da yanıma geldi. "Bir şey çalınız, çoktan beri var ki sizi dinlemedim" dedi. Dedim ki: "Ben de onu istiyordum." Gözlerine bakarak, "Siz bana darılmıyor musunuz?"…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş