
Hadi bakalım niyet ettim kpss için kitap okumaya başlamaya!

Mürebbiye, Osmanlı toplumunun son yıllarında İstanbul'un varlıklı çevrelerinde moda hâline gelen Batılı yaşam tarzına bir konak üzerinden bakar. Fransa'dan gelen Anjel'in mürebbiye olarak işe başlamasıyla evin alışılmış dengesi bozulur. Konaktaki erkeklerin tavırları değiştikçe dışarıdan saygın görünen düzenin altında saklanan ikiyüzlü ahlak açığa çıkar. Hüseyin Rahmi Gürpınar, dönemin karakteristik bir ailesini karikatürleştirirken toplumsal görünüş ile özel davranış arasındaki çatlağı büyütür.
Romanın okuma zevki, Anjel'in gelişiyle hızlanan hareketin yanı sıra İstanbul hayatının canlı biçimde hissedilmesinden doğar. Gürpınar'ın romanları 20. yüzyılın ilk yarısındaki şehri bir film ya da belgesel canlılığıyla bugüne taşıyan geniş bir toplumsal çevre sunar. Mürebbiye'de bu çevre, konağın sınırlı mekânında yoğunlaşır; Batılılaşma hevesi, aile içi ilişkiler ve erkeklerin ahlaki tutarsızlığı birbirine bağlanır.
Anlatı, dönemin yaşam biçimini ağır bir tarih dersi hâline getirmez. Karikatür, gözlem ve hareketli karakter ilişkileri eleştirinin keskinliğini korurken metne akıcılık verir. Anjel'in çevresinde değişen davranışları izlemek, okuru hem konağın karmaşasına hem de bu karmaşayı mümkün kılan toplumsal kabullere yaklaştırır. Böylece Mürebbiye, görünüşte modernleşen bir çevrenin eski zaaflarını ne ölçüde taşıdığını düşündürür.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Hadi bakalım niyet ettim kpss için kitap okumaya başlamaya!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş