
Ben Deli miyim?, akıl ile cinnet arasındaki sınırı Şadan ve dostu Kalender Nuri'nin hareketli İstanbul serüveni üzerinden sorgular. Şadan deli olduğundan kuşkulanır, fakat deliliğin mutlaka kötü bir hâl olduğuna da inanmaz. İş bitirici ve keyif düşkünü Nuri'yle arka sokaklarda, dumanlı mahzenlerde ve gizli köşelerde dolaşırken ahlak, deha ve normal kabul edilen davranışlar sürekli yer değiştirir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar romanın biçimini bu taşkın enerjiye uydurur. Aşk uğruna girişilen akıl almaz entrikalar, ciddi felsefi sorularla komik durumları yan yana getirir. Cinnet bir hastalık tanımı olmanın ötesinde, toplumun dizginlemeye çalıştığı arzuların ve düşüncelerin aynası hâline gelir. İstanbul da yalnız arka plan değil, karakterlerin karşılaştığı uç hayatları bir arada tutan canlı bir sahnedir.
1924'te Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen roman; hükümet eleştirileri, cinselliği açık biçimde ele alması ve uyuşturucu kullanımını anlatması nedeniyle yargı konusu olmuştur. Bu yayın geçmişi, metindeki özgür konuşma arzusuyla doğrudan birleşir. Ben Deli miyim?, döneminin edep ve akıl ölçülerini anlatı temposu, hiciv ve tartışma içinde sınayan; cinnet ile toplumsal normallik arasındaki çizgiyi kasıtlı olarak bulanıklaştıran bir romandır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!