
Hayalimde daha önce çok insan öldürmüs oldujum için bu son ölümler beni fazla sarsmadı...

Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken kitabı, sekiz öyküde yalnızlık, yabancılaşma, iletişimsizlik ve toplumla uyuşamama hallerini farklı anlatıcılar üzerinden işler. Beyaz Mantolu Adam'dan kitaba adını veren öyküye, Bir Mektup'tan Demiryolu Hikâyecileri – Bir Rüya'ya uzanan koleksiyon; korkuyu tek bir olayın sonucu olmaktan çıkarıp gündelik hayatın dili ve kurumları içinde büyüyen bir ruh hâli olarak araştırır. Her metin ayrı bir durum kursa da kahramanların kendilerini anlatma çabası ortak bir gerilim yaratır. Öykülerin farklı dönemlerde yazılmış olması, bu ortak meselenin çeşitli anlatım biçimleriyle sınanmasına alan açar.
Atay'ın ironisi, karakterlerin sıkışmışlığını küçümsemez; resmî dil, mektup, iç konuşma ve anlatı oyunu gibi biçimleri kullanarak bu sıkışmanın nasıl üretildiğini açığa çıkarır. Öyküler zaman zaman absürt, zaman zaman hüzünlü bir tona yönelir ve okurla anlatıcı arasındaki güveni sürekli yeniden kurar. Ne Evet Ne Hayır ile Tahta At gibi metinler, karar verememe ve toplumsal rol baskısını koleksiyonun başka yüzlerine taşır. Koleksiyonun çeşitliliği başlık öyküsüne odaklanan bir özetin sınırlarını aşar; beyaz mantolu adamın sessizliği ile korkuyu bekleyen kahramanın zihni aynı toplumsal yalnızlığın farklı yüzlerini taşır. Biçimsel cesaret ile duygusal kırılganlığın buluşması, kitabın Türkçe öykücülükteki özgün yerini belirler.
Bookspace topluluğundan 19 gönderi

Hayalimde daha önce çok insan öldürmüs oldujum için bu son ölümler beni fazla sarsmadı...
“İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar ya da hiçbir şey çıkmaz.”

Her şeye yeniden başlamak da mümkün değildi.İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre, baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi; daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela. Yeni bir dil öğrenebilmek için, hiç dil bilmemek gerekliydi.

Beni anlamıyorlardı. Zararı yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.

"evet,yabancılarla dolu,bana yabancı olanlarla dolu,uçsuz bucaksız bir denizin ortasında yalnız başıma kaldım.”

çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi.

İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.

Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı.

Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.

Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı.

hiç bir şeyin değeri yok artık, dedim. evliliğin bile.

Toplum kişiye içkindir, o kiși atipik olsa bile.

İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.

Fakat içimde, nasıl olursam olayım, ne biçim anlatırsam anlatayım, beni anlayacağınız hakkında sarsılmaz bir güven duygusu var. Sanki bazı şeyler nasıl anlatılırsa anlatılsın, insan yakınlık duymasa da anlar.

.

hiç bir şeyin değeri yok artık, dedim. evliliğin bile.

insan kısmı paraya dayanamıyordu.

Yalnız kalmaktan korktukça, yalnızlığım artıyor. ey Albayım…

Bütün hafızamı, hayal gücümü zorluyordum; geçmişe ait bir şeyler hatırlamak, bir şeyler görmek istiyordum. Olmuyordu. Aslında düşününce, canım şu zamanda şöyle olmuştu, annemin yüzü beyazdı ve yatay çizgiliydi, okula başladığım gün ne kadar korkmuştum diyebiliyordum. Fakat, mesele bu değildi; mesele, bir şeyleri, sıcak bir çorbanın kokusunu duyar gibi hissedebilmekti. Bense bunu hiç becerememiştim. Ne tabiatı, ne insanları, ne de olup bitenleri hiç sevmemiştim; kendimi bile, kendi yaptıklarımı bile.
“hiç bir şeyin değeri yok artık, dedim. evliliğin bile.”
“İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.”
“Fakat içimde, nasıl olursam olayım, ne biçim anlatırsam anlatayım, beni anlayacağınız hakkında sarsılmaz bir güven duygusu var. Sanki bazı şeyler nasıl anlatılırsa anlatılsın, insan yakınlık duymasa da anlar.”
“Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.”
“ben burdayım sevgili okuyucum sen neredesin acaba?”
“insan kısmı paraya dayanamıyordu.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş