önemli olan, geri dönmeyi göze alamayacağımız kadar yol gitmiş olmaktır bu konuda.

Mustafa İnan, sınırlı imkânlarla başlayan hayatını bilimsel çalışmaya ve eğitime adayan bir halk çocuğudur. Oğuz Atay, Bir Bilim Adamının Romanı'nda kendi hocasının uluslararası ün kazanan bir bilim insanına dönüşme serüvenini biyografik roman biçiminde kurar. İnan'ın ilerleyişi yalnız kişisel yeteneğin sonucu olarak sunulmaz; eğitim kurumları, toplumsal koşullar ve karşılaştığı güçlükler bu başarının çevresini belirler.
Atay, belge niteliğindeki yaşam kesitlerini kendi anlatı üslubu ve kurgusuyla işler. Mustafa İnan'ın bilime duyduğu bağlılık, öğrencilerle kurduğu ilişki ve çalışma disiplini, ideal bilim insanı imgesini gündelik ayrıntılar içinde somutlaştırır. Fotoğraf albümü de anlatılan yaşamın farklı dönemlerini görsel bir tanıklıkla destekler.
Biyografik yapı, başarı öyküsünü övgüyle sınırlamak yerine Türkiye'de bilimin ve eğitimin gördüğü değeri sorgular. Atay, hocasının hayatına bakarken toplumun yetenekli insanlarla kurduğu ilişkiyi, fırsat eşitsizliğini ve emeğin görünürlüğünü tartışmaya açar. Okur, Mustafa İnan'ın kişisel azmini izlerken bir bilim insanını yetiştiren ve zorlayan ülke koşullarını da görür. Bu yaklaşım, yaşam öyküsünü hem insani bir portreye hem de eleştirel bir toplum anlatısına dönüştürür.
Bookspace topluluğundan 8 gönderi
önemli olan, geri dönmeyi göze alamayacağımız kadar yol gitmiş olmaktır bu konuda.

Çünkü iyi yaşamak da bilgiye dayanır. Bunu da göstermeliyim sizlere. Çünkü ülkemizin insanları daha yaşamanın acemisidir. Onlara insan gibi yaşaması öğretilmemiştir henüz.

mustafa şimdi romanlara merak sarmıştı. kütüphaneye baktığı için anahtarı onda duruyordu. eve de romanlar getirmeye başlamıştı, ama kız kardeşi güzide'ye vermiyordu. "kızlar da roman mı okurmuş?" diye karşılık verdi, "neden kıza okutmuyorsun?" diyen babasına. "sen okuyorsun ya," dedi babası, "kızların oğlanlardan ne farkı var?" yeni bir şey öğrenmişti lise öğrencisi mustafa. öyle ya kızlar da insandı. ona erkeğin üstünlüğü öğretilmişti şimdiye kadar. posta seyyarı hüseyin avni bey kadınların da bir yeri olduğunu belirtmişti. mustafa inan bu yerin önemini bir daha unutmadı. daha sonraları da erkeklerin elinde bulunan bu dünyada kızların korunması gerektiğine inandı.

harika bir kitap.

Anlamıyorlar, nazlanıyorum sanıyorlar.Oysa hiçbir şey istemiyor içim..

insanlara çok şey öğretmek gerekiyor.

bu dünya insan için bitmez tükenmez bir merak kaynağıydı.

gerçek cehalet ancak tahsil ile mümkündür
“bu dünya insan için bitmez tükenmez bir merak kaynağıydı.”
“insanlara çok şey öğretmek gerekiyor.”
“Her şey öğretilebilir. İyi yaşamak için neler yapmalı? Bunu bile öğretebiliriz insanlara. Çünkü iyi yaşamak da bilgi'ye dayanır. Bunu da göstermeliyim sizlere. Çünkü ülkemizin insanlan daha yaşamanın acemisidir. Onlara…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş