
Kesik Baş, hayatın baskısından kaçmak için akşamlarını meyhanede geçiren Nafiz Efendi'nin bir gece derin bir kuyuya düşmesiyle başlayan polisiye romandır. Sarhoş adam kuyudan yalnız çıkmaz; yanında bezlere sarılmış kesik bir baş vardır. Bu korkunç buluntu, deneyimli polis memuru Remzi ile yardımcısı Seyit'i giderek karmaşıklaşan bir cinayet soruşturmasına sürükler.
Başın kime ait olduğu sorusu, ilk bakışta açık görünen kanıtları bile güvenilmez hâle getirir. Paris'e gittiği görülen, tanıdıklarıyla yolculuk eden ve ticari ortaklarıyla mektuplaşmayı sürdüren bir adamın başı nasıl başka bir yerde bulunabilir? Her yeni bilgi düğümü çözmek yerine başka bir çelişki açar.
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türkçedeki erken polisiye örneklerden birini toplumsal gözlem ve kara mizahla birleştirir. Nafiz'in kişisel çaresizliği ile zabıtanın yöntemli araştırması, İstanbul'un farklı hayatlarını aynı “cinai muamma” çevresinde buluşturur. Kesik Baş, çözümü ele vermeden kimlik, tanıklık ve görünüş sorunlarını sürekli sıkılaştıran; merak duygusunu grotesk bir başlangıçtan dikkatli soruşturmaya taşıyan hareketli bir roman sunar.
Soruşturmanın her aşaması, eldeki kanıtların yeniden yorumlanmasını gerektirir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş