
Kazaklar, Moskova hayatından bıkan genç ve zengin Olenin'in Rus ordusuna katılmasıyla başlayan bir uzaklaşma hikâyesidir. Kafkaslar'daki ücra bir köye gönderilen Olenin, alıştığı şehir düzeninden farklı bir hayatla karşılaşır. Kazakların ve Çeçenlerin kaba kuvvetine duyduğu hayranlık, onun medeniyetle kurduğu huzursuz ilişkiyi daha görünür hâle getirir. Bir Kazakla sözlü olan Maryana'ya âşık olması ise bu yeni çevredeki arayışını duygusal bir gerilime bağlar.
Romanın okuma deneyimi, dışarıdan gelen bir gencin doğaya ve yerel yaşama bakışıyla biçimlenir. Tolstoy'un büyüleyici doğa tasvirleri, Olenin'in Moskova'dan kaçarken geride bırakmak istediği hayatla Kafkaslar'da bulmayı umduğu sadelik arasındaki mesafeyi açar. Aşk hikâyesi, yalnız iki kişi arasındaki yakınlığa değil; Olenin'in başka bir yaşama ait olma isteğine ve bu isteğin sınırlarına da ışık tutar.
Tolstoy'un 1852'de başlayıp on yıl boyunca tamamlayamadığı yarı otobiyografik eser, yazarın genç bir asker olarak Kafkaslar'daki deneyimlerinden beslenir. Puşkin ve Rousseau'ya bir selam niteliği taşıyan anlatı, sade fakat görkemli diliyle doğa, medeniyet ve özgürlük duygusunu aynı hatta buluşturur. Kazaklar'ı sürükleyici kılan, Olenin'in yeni bir yere gitmesinden çok, orada kendisi için gerçekten yeni bir hayat kurup kuramayacağı sorusudur.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş