Bekle Beni

Bekle Beni

Zülfü Livaneli

Yayıncı
Can Yayınları
Sayfa
189
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2025

Özet

Polislerin Selim'i götürmesi, Leyla ile birlikte kurmaya çalıştığı hayatı bir anda belirsizliğin içine iter. Zülfü Livaneli'nin Bekle Beni romanında ayrılık, yalnız iki sevgilinin kavuşma özlemi değildir; baskı karşısında özgür kalma çabasının kişisel bedelini de taşır. Selim'in evde bıraktığı sessizlik Leyla'nın gündelik yaşamına yerleşirken ikisi farklı yerlerde aynı bağı korumaya çalışır. Aşk, onları tehlikeden uzaklaştıran bir sığınak olmaktan çok, direnme iradelerini besleyen bir güç hâline gelir.

Romanın hareketi kavuşma arayışı ile özgürlük mücadelesini birbirine bağlar. Dostluk, aile ilişkileri ve dayanışma, baskının insanları yalnızlaştırma etkisine karşı kurulan dayanaklardır. Leyla ile Selim'in yaşadığı zorluklar, bir ülkenin özgürlük yolunda karşılaştığı engellerle yan yana ilerler; bu yapı içinde özel hayat ile siyasal mücadele birbirinden kopmaz. Livaneli, karakterlerin cesaretini kesintisiz bir kahramanlık olarak sunmak yerine korku, bekleyiş ve özlemle birlikte ele alır. Bekle Beni, ayrılığın yarattığı duygusal yükü toplumsal baskı ve direnme sorularıyla buluşturan; sevginin insanı ayakta tutma gücünü dostluk, aile bağı ve ortak özgürlük isteği çevresinde işleyen bir aşk ve direniş romanıdır.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 26 gönderi

Yasemin M.@arafmelegi· 1ay🇹🇷

Sevdanın temelinde belki de bu vardı: Seçilmiş olmak, ayrıştırılmış olmak. Diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsemen, senin tercih edilmen ve bir sırrın ortağı olmak... İşte bu bir sevdanın ilk adımı değil miydi?

14
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

"Bekle beni , döneceğim, Bütün direncinle bekle beni . Bekle,hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayinca, Karakış usuturken bekle, Sarı sıcaklar yanarken bekle. Kimseler beklemezken bekle beni." Kostantin Simonov

11
Yağmur@uykuperisi· 3ay🇹🇷

​"Beklemek, dünyanın en ağır işidir. Hele neyi, kimi, ne kadar bekleyeceğini bilmediğin zaman."

10
Umbra LIBRIS@birisiiste· 1ay🇹🇷

" Vakit alacak ama yaralarımızı iyileştireceğiz. "

9
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

Diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması,senin benimsenmen ,senin tercih edilmen ve bir sırrın ortaklığı olmak...İşte bu ,sevdanın ilk adımı değil miydi?

9
SERDAR@sserenad· 6ay🇹🇷

Ben de tıpkı senin gibi bir zamanlar adalet istiyordum. Annemin gözlerine yerleşmiş o geçim derdi gibi…

8
pervin@pervinnn· 5ay🇹🇷

aşk ve direniş

7
Umbra LIBRIS@birisiiste· 1ay🇹🇷

"Vakit alacak ama yaralarımızı iyileştireceğiz."

7
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

Betonun soğukluğu ,demirin sertliği bile bu gerçeği değiştiremez: İnsan hayalleriyle ve bir diğerine uzattığı elle var oluyor.

7
çalıkuşu@muallime34· 6g🇹🇷

ormanda giderken yol ikiye ayrıldı ve ben seçtim daha az gidilmiş olanı…

7
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

Kadınların hem doğa hem de insan toplulukları tarafından daha fazla acı çekmeye mahkum edilişini anlamıyordu.Buyuk bir haksızlık vardı bu konuda,evrensel bir adaletsizlik ,doğanın kendisinde.Toplumsal eşitsizliğin ötesinde,doga da böyle kurgulanmıştı sanki, acı bir oyun gibi,her sahnesi işkence,her perdesi kan.

7
pervin@pervinnn· 5ay🇹🇷

tavsiye ederim selimin aşkı başına gelenler beraber okuyalım

6
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

Bu konuda dünyanın en güzel dizeleri Robert Erost yazmıştı:"Ormanda giderken /Yol ikiye ayrıldı/Ve ben seçtim/Daha az gidilmiş olanı."Öz mü daha önce gelmeliydi varlık mı? Kendisi önceden tasarlanmış bir makas ,bir örtü,bir kitap mıydı yoksa daha özel,daha özel bir varlık mı? İşte tüm soru buydu.Bu soru,onun varoluş mücadelesinin en can alıcı noktasıydı,var olmanın anlamiydi,yaşamın kendisiydi,bir savaş.

6
SERDAR@sserenad· 6ay🇹🇷

Albay ve kızlarının yaşadığı apartmanın tam karşısındaki Saratoga pastanesinin bahçesine adeta demir atmıştı. En arkadaki gölgeli bir masada bir sandalyeye çöker sigara üstüne sigara yakardı. Gözleri o pencerenin ardındaki siluetleri arar her an bir mucize beklerdi. Bir işaret, bir nefes, bir yaşam belirtisi. Bazen bir gölge belirir, bazen bir baş uzanırdı o pencereden. Her hareket Selim’in kalbinde bir umut kıvılcımı yakardı…

5
SERDAR@sserenad· 6ay🇹🇷

Favori yazarım ÖMER ZÜLFÜ LİVANELİ Son kitabı Başlayalım…

5
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

işkence ,insanın kötü zekasının sonucu;bir sanat gibi tasarlanmış ,bir bilim gibi mukemmellestirilmis,bir zevk gibi kullanılmış.Hayvanlar öldürür,parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez.İnsansa bu dünyada hem mucit hem kurban hem de cellat.

5
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

O soğuk his ,beyninden önce kalbine ulaşıyor,bir mengene gibi sıkıştırıyor.İste o an anlıyor ki,kalp her şeyi beyinden önce seziyor.Kalp sadece kan pompalayan bir kas değil; Eski Mısırlılar haklıydı;o,ruhun bir parçası,korkunun ilk başladığı yer .Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor;beyinkorkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.

5
gülderen@gulgunes15· 6ay🇹🇷

insanları hep ikiye ayırırlar:kadinlar-erkekler,zenginler-yoksullar,Kuzeyliler-Guneyliler.Ama bu taş duvarların ardında tüm ayrımlar kaubolur;geriye tek bir çizgi kalır:iceridekiler ve disaridakiler.

5
Nedim@evreninsan· 4ay🇹🇷

“İnsanlar hep ikiye ayrılırlar: kadınlar-erkekler, zenginler-yoksullar, Kuzeyliler-Güneyliler. Ama bu taş duvarların ardında tüm ayrımlar kaybolur; geriye tek bir çizgi kalır: içeridekiler ve dışarıdakiler.”

5
SERDAR@sserenad· 6ay🇹🇷

Polisler Selim'i alıp götürdüler. Gitmeden önce Leyla'ya son bir kez sarıldı, kulağına fısıldadı: 'Güçlü ol Leyla. Bu da geçecek.' Ama ikisi de biliyordu ki önlerinde zorlu ve belirsiz günler vardı. Selim'in yokluğu evin her köşesine sinmiş, sessiz bir çığlık gibi Leyla'nın yüreğini dağlıyordu. Her şey bir anda değişmişti, geri dönüşü olmayan bir noktaya gelinmişti, bir uçurumun kenarındaydılar, düşüş başlamıştı.

5
Kerim can@kerimcn· 4ay🇹🇷

"Seven insanlar birbirinin zehrini alır, birbirine şifa olur, birbirini kurtarır."

4
SERDAR@sserenad· 6ay🇹🇷

Ömer Zülfü LİVANELİ “mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterdi. Ama insan, nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu.”

4
SERDAR@sserenad· 6ay🇹🇷

Bazı arkadaşlarımız çok ağır bedeller ödediler… Bu kitap fırtınalar içinde yitip giden arkadaşlarımıza bir saygı duruşu olarakta algılanmalı. SON. ÖMER ZÜLFÜ LİVANELİ

4
sezai atay@sezaiatay01· 6ay🇹🇷

Evlilik aşkın mezarıdır, diyorlar. İnsanı yakan, bütün benliğini esir eden o benzersiz tutku, yani aşk, evlilikle son bulurmuş. Bunlar birinci sınıf aşk filozofları, yani ya tamamen budala ya da kocaman birer yalancı. Bir de"Sağlam temellere oturan evlilkler, yakıcı ilk aşk devresinin yerini tatlı ve derin bir arkadaşlığa bıraktığı birleşmelerdir, "diyorlar.Ekliyorlar " Zaten evliliği çekilir hale getiren öge ortak zorluklar ve bunlara beraber dayanma gücüdür. "Bunlarda ikinciler, bence yarım akıllılar grubu. Bir de ben, daha doğrusu biz varız.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir