
O güzel günü hiç unutmam. Mis gibi havayı,neşemizi,şakalaşmalarımızı, boğuşmalarımızı… Bugün de o günkü gibi şaka yapsın ve yattığı yerden kalksın istiyorum Muzafferim. Ama bir türlü gözlerini açmıyor paşam.

Salih Bozok, henüz altı yaşındayken Selanik'te tanıdığı Mustafa Kemal'le ömür boyu sürecek bir dostluğun ilk adımını atar. Zülfü Livaneli, Arkadaşıma Veda'da Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını yakınındaki bu arkadaşının sesiyle aktarır. Anlatının çerçevesini Salih'in çocuğuna yazdığı mektup oluşturur; böylece tarihsel olaylar resmî bir kronolojiden çok tanıklık, bağlılık ve kişisel hafıza üzerinden anlam kazanır.
İki arkadaşın hayalleri, ülkenin bağımsızlık mücadelesiyle birleşir. Salih, Mustafa Kemal'e duyduğu hayranlığı saklamadan onun liderliğine, halkla kurduğu bağa ve cumhuriyet fikrine eşlik eder. Selanik'teki çocukluktan İstanbul'daki son güne uzanan yol, yalnız bir devlet adamının yükselişini değil, vatan sevgisi çevresinde ortak bir amaç edinen iki insanın ilişkisini de görünür tutar.
Arkadaşıma Veda, genç okura seslenen tarihsel ve biyografik bir romandır. Livaneli, Kurtuluş Savaşı ile cumhuriyetin kuruluşunu dostluk anlatısının sıcaklığıyla buluşturur. Salih'in oğluna bıraktığı sorumluluk, geçmişi öğrenmeyi bugünün yurttaşlık bilincine bağlar. Okur, Atatürk'ün yaşamındaki dönemeçlere yaklaşırken Salih Bozok'un hayranlığını, vedanın ağırlığını ve gelecek kuşaklara emanet edilen ilkelerin neden korunması gerektiğini birlikte düşünür.
Bookspace topluluğundan 10 gönderi

O güzel günü hiç unutmam. Mis gibi havayı,neşemizi,şakalaşmalarımızı, boğuşmalarımızı… Bugün de o günkü gibi şaka yapsın ve yattığı yerden kalksın istiyorum Muzafferim. Ama bir türlü gözlerini açmıyor paşam.

Muzafferim; O güzel günü hiç unutmam. Mis gibi havayı, neşemizi, şakalaşmalarımızı,boğuşmalarımızı… Bugün de o günkü gibi şaka yapsın ve yattığı yerden kalksın istiyorum, Ama bir türlü gözlerini açmıyor paşam.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK “İşte bu kitap, oğluma yazdığım mektubumdur, yüreği daima vatan sevgisiyle dolu iki arkadaşın hayallerini gerçekleştirme hikâyesidir.” Edebiyatımızın güçlü kalemi Zülfü Livaneli, Cumhuriyet’in kurucusu ve yirminci yüzyılın büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatıyor. Tanışma hikâyelerinden Cumhuriyet’in kuruluşuna giden zaman içinde tüm yaşananlara eşlik eden bir dostluk; bir hayali gerçek kılan iki yürekli insan: Salih Bozok ve Mustafa Kemal Atatürk. Arkadaşıma Veda, can dostu, silah arkadaşı, sadık yaveri Salih Bozok’un gözünden Mustafa Kemal Atatürk’ü, okul ve askerlik hayatını, annesiyle kurduğu ilişkiyi, doğa ve hayvan sevgisini aktarıyor.

O güzel günü hiç unutmam. Mis gibi havayı, neşemizi,şakalaşmalarımızı,boğuşmalarımızı… Bugün de o günkü gibi şaka yapsın ve yattığı yerden kalksın istiyorum Muzafferim. Ama bir türlü gözlerini açmıyor paşam. ARKADAŞIMA VEDA ÖMER ZÜLFÜ LİVANELİ

“Şu hale bak Nuri, bu bir insanlık dramı. Bu kadar genç insanın ölmesi bir trajedi. Eğer vatan savunması için şart değilse her savaş bir cinayettir."

“Paşamın nasıl bir lider olduğunu, daha iyi anlaman için burada tuttuğu defterinden birkaç satırı seninle paylaşmak isterim. Bu satırlarda ileride hayalini kurduğu toplum için yapılması gerekenler yazıyordu. 1. Egemen ve güçlü analar yetiştirmek. 2. Kadınlara özgürce yaşama hakkı sağlamak. 3. Karşılıklı sevginin gereği olarak, kadınlarla bir arada, ortak yaşamak... Sen de ileride büyüyüp bir eş ve bir baba olduğunda bu ilkelerden hiç sapma."

"Kemal" ismi Mustafa'ya o kadar yakıştı ki, Mustafa ölene kadar bu adı gururla taşıdı. İmzasında bile hep Kemal'i kullandı.

“Mustafa; bir gün bize çekine çekine ilk aşkı Müjgan’dan bahsetmiş kıza açılmasını önerdiğimizde de reddedileceğinden korkup açılmaktan vazgeçmişti. Mustafa gönül işlerinde çok utangaç olsada okulda tam tersine gittikçe daha atılgan ve başarılı bir öğrenci oluyordu,onu tanıdığımdan beri matematiğe çok düşkündü hatta bana ödevlerimde hep yardım ederdi” Salih BOZOK.

O güzel günü hiç unutmam. Mis gibi havayı, neşemizi,şakalaşmalarımızı,boğuşmalarımızı… Bugün de o günkü gibi şaka yapsın ve yattığı yerden kalksın istiyorum Muzafferim. Ama bir türlü gözlerini açmıyor paşam. ARKADAŞIMA VEDA ÖMER ZÜLFÜ LİVANELİ

... O halkının babasıydı, Atatürk’tü. “Mustafa” olarak doğmuş, “Kemal”le büyümüş, “Paşa” olarak tanınmış, “Gazi”yle lider olmuş ve sonunda “Atatürk”le halkın atası kabul edilmişti.
“Şu hale bak Nuri, bu bir insanlık dramı. Bu kadar genç insanın ölmesi bir trajedi. Eğer vatan savunması için şart değilse her savaş bir cinayettir.”
“Kemal" ismi Mustafa'ya o kadar yakıştı ki, Mustafa ölene kadar bu adı gururla taşıdı. İmzasında bile hep Kemal'i kullandı.”
“O güzel günü hiç unutmam. Mis gibi havayı,neşemizi,şakalaşmalarımızı,boğuşmalarımızı… Bugün de o günkü gibi şaka yapsın ve yattığı yerden kalksın istiyorum Muzafferim. Ama bir türlü gözlerini açmıyor paşam. ARKADAŞIMA…”
“Mustafa; bir gün bize çekine çekine ilk aşkı Müjgan’dan bahsetmiş kıza açılmasını önerdiğimizde de reddedileceğinden korkup açılmaktan vazgeçmişti. Mustafa gönül işlerinde çok utangaç olsada okulda tam tersine gittikçe…”
“Paşamın nasıl bir lider olduğunu, daha iyi anlaman için burada tuttuğu defterinden birkaç satırı seninle paylaşmak isterim. Bu satırlarda ileride hayalini kurduğu toplum için yapılması gerekenler yazıyordu. 1. Egemen ve…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş