Yüzyıllık Yalnızlık
EdebiyatKurgu

Yüzyıllık Yalnızlık

Gabriel García Márquez

Yayıncı
Can Yayinlari
Sayfa
464
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1993

Özet

Gabriel García Márquez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanı, Buendía ailesinin Macondo'yu kuruluşundan başlayarak kuşaklar boyunca taşıdığı büyük anlatıyı izler. José Arcadio Buendía ile Úrsula Iguarán'ın kurduğu kasaba; keşifler, savaşlar, aşklar ve tekrarlanan aile adlarıyla zamanın düz bir çizgi olmaktan çıktığı bir dünyaya dönüşür. Gündelik olanla olağanüstünün aynı sakin ton içinde buluşması, Macondo'nun tarihini hem somut bir toplumsal hafıza hem de efsane duygusuyla biçimlendirir.

Ailenin farklı kuşaklarında benzer tutkuların ve yalnızlık biçimlerinin geri dönmesi, geçmişin unutulmasıyla onun yeniden yaşanması arasındaki bağı güçlendirir. Siyasal çatışmalar, ekonomik dönüşüm ve dışarıdan gelen güçler kasabanın kapalı evrenini sürekli değiştirirken kişisel ilişkiler bu büyük tarihin duygusal kaydını tutar. Tekrarlanan adlar ve benzer seçimler, kuşakların birbirinden ayrılmasını zorlaştırırken aile içindeki yalnızlığın farklı yüzlerini de belirginleştirir. Macondo'nun yükselişi ve çözülüşü, ailenin içe kapanan dünyasıyla dış tarihin baskısını aynı anlatı akışında buluşturur. Yüzyıllık Yalnızlık, hafıza ile unutma arasındaki gerilimi döngüsel zaman duygusuyla işler ve aile tarihini Latin Amerika'nın değişen dünyasına açar.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 45 gönderi

okynkadn@okynkadn· 11ay🇹🇷

O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? Anlatsam mı, anlatmasam mı?kararsızlığımız. Bu sevgi beni acıtır mı? kuşkularımız.

17
Mehtap Duğu@mhtpdgu· 10ay🇹🇷

İnsan kalbi bir labirenttir; çıkışı bulmak bazen bir ömür sürer.

15
Berna ✨@yoldabiokur· 9ay🇹🇷

"Büyülü ama gerçek, hisli ama farkındalığı sağlayan..." ````````````````````````````````````` Harikasın... Márquez!

15
Pufi 🪁@pufi· 8ay🇹🇷

Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? "Anlatsam mı, anlatmasam mı? "kararsızlığımız." Bu sevgi beni acıtır mı?" kuşkularımız.

14
ceren@ankam· 10ay🇹🇷

Yüreğini kolla Aureliano, ölmeden çürüyorsun.

13
Ecem Han@kiki07· 10ay🇹🇷

“İnsan, yüreğinin derinliklerinde sakladığı şeyleri, bazen sadece zamanın akışıyla keşfeder.”

13
Eyup@eyupb· 1y🇹🇷

İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.

12
Esssss@esilakc· 8ay🇹🇷

“Bir insanın kalbi, terk edildiği zaman bir anda ölmez. Yavaş yavaş, sanki damla damla boşalırcasına ölür. Oysa en kötüsü, kalbin boşaldığını, artık hissedemediğini fark ettiğin o andır."

10
Bookspace· 8ay🇹🇷

Seni sen olduğun için değil senin yanındayken olduğum kişi için seviyorum.

10
Noirel@nnn11· 3ay🇹🇷

“Aşk, zamanı değil; zaman aşkı değiştirir.” “Hayat, insanın yaşadığı değil; hatırladığı ve anlatabildiği kadardır.”

10
sebiha gökçe@edebiyat· 9ay🇹🇷

bu kitabin özel baskısı var okumak istiyolum ama okumaya korkuyorum

9
endoplazmikbirkulum@nicolatesla· 8ay🇹🇷

''İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa o adam o toprağın insanı değildir.''

9
Esssss@esilakc· 8ay🇹🇷

Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında,cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? "Anlatsam mı anlatmasam mı?" Kararsızlığımız" Bu sevgi beni acıtır mı?" Kuşkularımız.

8
Reina@reina· 8ay🇹🇷

“Yüreğini kolla, Aureliano,” dedi, ., ölmeden çürüyorsun.”

8
Hasan Güneş@obloyevski· 1ay🇹🇷

1- Buendíaların yalnızlığı, geçmişi hatırlayamayan ve dolayısıyla birbirlerine ulaşamadan aynı hayatları tekrar tekrar yaşayan bir ailenin yalnızlığıdır; Macondo ise bunun toplumsal ve tarihsel karşılığıdır.

7
Bookspace· 6ay🇹🇷

“İnsanlar, anlamadıkları şeylerden korktukları için onları yok sayarlar.”

7
Amante de los libros@45mehmet· 11ay🇹🇷

“İnsanın yaşadığı yer değil, hatıralarının olduğu yerdir memleket.”

7
Gürkan Bircan@randalthor· 10ay🇹🇷

“Bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. Ama başlatan ve bitiren, aynı kadın olmayabilir.”

7
Hasan Güneş@obloyevski· 1ay🇹🇷

2- Buendíalar yaklaşık bir yüzyıl boyunca Macondo’da yaşarlar; isimler bile tekrar eder: José Arcadio’lar ve Aureliano’lar. İsimlerle birlikte karakter eğilimleri, tutkular, ensest ilişkiler, savaşlar, saplantılar ve başarısızlıklar da geri döner. Dolayısıyla romanın zamanı doğrusal ilerliyormuş gibi görünse de aslında daireseldir. Aile, geçmişinden ders çıkaramadığı için geçmişi yeniden yaşamaya mahkûm olur. Bu yüzden “yüz yıllık yalnızlık”, bir bakıma Buendía ailesinin yüz yıllık tarihidir.

7
Bookspace· 5ay🇹🇷

İnsan, kendi değerini bildiği ölçüde özgürdür.Başkalarının onayına ihtiyaç duymadan Ayakta durabilmek, kişinin kendine duyduğu saygının en açık göstergesidir. Ne birinin karşısında eğilmek ne de bir başkasına kendini kabul ettirmek için çabalamak, insanın kendi içinde sağlam kalmasını sağlar. Çünkü gerçek güç, dışarıdan alınan destekledeğil, içeride kurulan sağlam durușla olușur. Hayat bașkalarının beklentilerine göre șekillendirildiğinde anlamını yitirir; oysa kendi değerleriyle yaşayan insan, hem daha huzurlu hem de daha nettir. Bu yüzden insanın kendine karşı dürüst olması ve kendi duruşunu koruması, en büyük kazanımlarından biridir.

6
Bookspace· 7ay🇹🇷

Ölümü umursadığı yoktu, ama yaşam çok şey demekti. O yüzden de idam hükmü verildiği andaki duygusu korku değil, özlem oldu.

6
Amante de los libros@45mehmet· 2ay🇹🇷

“Hatırlamak bazen yeniden yaşamaktan daha ağırdır.”

6
Yagmur@yagmurbx· 1y🇹🇷

Bu kitapla ilgili öyle yorumlar duydum ve okudum ki kitabı satın almak için bile uzun süre kendimi ikna etmek zorunda kaldım. Bunca zaman ne çok şey kaçırmışım! Marquez’in tam bir dahi olduğunu düşündürdü bu kitap bana. Kesinlikle okuması hiç kolay değildi. Fakat isimler ve hikaye bir hayli karmaşık olmasına rağmen olayların içine öyle çekildim ki çoğu zaman “1 bölüm okuyup uyurum” diye niyetlenerek kitabı elime aldığımda 5. bölümün sonuna gelmiştim bile. Kalın ve anlaşılması zor, edebi olarak yoğun kitaplar için 100-200 sayfa bırakmadan, olay örgüsünün içine girmeye çalışarak okumak faydalı olacaktır. Ayrıca karmaşık bir metinle karşılaşmaya hazır hissetmek de kitabı zevkle okumak için önemli bir nokta diye düşünüyorum. Özetle; sevgili Yüzyıllık Yalnızlık kitabını yarım bırakanlar, bir şans daha vermeye ne dersiniz?

6
umut@aden75· 11ay🇹🇷

Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? 'Anlatsam mı, anlatmasam mı?' kararsızlığımız. 'Bu sevgi beni acıtır mı?' kuşkularımız.

6

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir