Okuma
Yüzyıllık Yalnızlık'a Benzer Kitaplar
· 6 dk okuma

Macondo'ya her yıl mart ayında bir çingene kervanı gelir. İçlerinden Melquíades adlı iri gövdeli adam iki metal külçeyi sokaklarda gezdirir; tencereler, maşalar ve çiviler yerlerinden kopup peşine takılır. Bu gösteriyi izleyen José Arcadio Buendía, ailesinin yedi kuşağını peşinden koşturacak saplantıya o gün kapılır. Gabriel García Márquez'in 1967 tarihli romanı Yüzyıllık Yalnızlık böyle açılır. Márquez ilk cümleyi 1965'te ailesini Acapulco'ya tatile götürürken bulmuş, arabayı geri çevirmiş ve on sekiz ay boyunca eve kapanıp yazmıştı. Son sayfa çevrildiğinde ise geriye tuhaf bir soru kalır: Bundan sonra ne okunur?
Önce terimi netleştirelim: Büyülü gerçekçilik, olağanüstü olayların gündelik hayatın olağan parçasıymış gibi, kimse şaşırmadan ve ses tonu hiç yükselmeden anlatılması demek. Macondo'da bir genç kız çarşaf asarken göğe yükselir, yağmur dört yıl on bir ay iki gün sürer; anlatıcı bunları pazar alışverişi aktarır gibi söyler. Aşağıdaki kitaplar bu sesin başka coğrafyalardaki karşılıkları; ölçüt konu değil, o ses.
Aynı kalemden iki farklı tempo
Kolera Günlerinde Aşk (1985), sabrı bir aşk stratejisine çeviren roman: Telgraf memuru Florentino Ariza, gençliğinde reddedildiği Fermina Daza'yı tam elli bir yıl dokuz ay dört gün bekler. Büyü burada kısılmıştır; yerini nehir vapurları, kolera salgınları ve yaşlılıkta yeniden öğrenilen beden alır. Márquez, hikâyenin çekirdeğini anne ve babasının uzun nişanlılığından aldığını anlatmıştı. Kırmızı Pazartesi (1981) ise ters yönde bir hız denemesi: Santiago Nasar'ın öldürüleceğini daha ilk sayfada öğreniriz, kasabadaki herkes de önceden bilmektedir; yüz küsur sayfa boyunca asıl soru, cinayetin neden durdurulamadığıdır. Öğleden sonra başlayan okuma akşama biter, sorusu günlerce kalır.
Şeytan Moskova'ya inerse: Usta ile Margarita
Mihail Bulgakov'un romanında Woland adında yabancı bir profesör, yanında iki ayak üstünde yürüyen dev kara kedi Behemot'la 1930'ların Moskova'sına iner ve şehrin edebiyat bürokrasisini birkaç günde darmadağın eder. Bulgakov, Usta ile Margarita'yı 1940'taki ölümüne dek on iki yıl boyunca yazdı; kitap ancak 1966-67'de, o da sansürlenmiş haliyle bir dergide yayımlanabildi. Edebiyata 'el yazmaları yanmaz' tesellisini armağan eden roman budur: Margarita, Usta'nın ocağa atılmış romanını kurtarmak için şeytanın balosuna ev sahibeliği yapmayı kabul eder. Macondo'nun tropik büyüsünün Sovyet hicvine tercümesi gibidir: olağanüstü, burada da kimseyi şaşırtmaz — tutanak tutan bürokratlar dışında.
Yüzyıllık Yalnızlık gibi kitaplar ararken okyanusun öte yakası: Sevilen
Toni Morrison'ın 1987 tarihli romanı Sevilen, Ohio'daki 124 numaralı evde geçer ve bu ev tekin değildir. Kölelikten kaçan Sethe'nin gömdüğü geçmiş, bir gün kapıdan genç bir kadın bedeninde içeri girer; ev halkı hayaletin gerçek olup olmadığını tartışmaz, çünkü Macondo'daki gibi mesele hayaletin varlığı değil, neyi hatırlattığıdır. Romana adını veren sözcük, Sethe'nin taş ustasına ancak tek kelimesini ödeyebildiği bir mezar taşından gelir. Kitap Morrison'a 1988'de Pulitzer Ödülü'nü getirdi; 1993'te Nobel izledi. Morrison hikâyenin çıkış noktasına eski bir gazete kupüründe rastlamıştı; roman, gerçek bir olayın üzerine kuruludur.
Macondo etkisi ve önerilen sıra
Yüzyıllık Yalnızlık yayımlandıktan sonra Latin Amerika romanı dünya piyasasında öyle bir görünürlük kazandı ki eleştirmenler dönemi tek kelimeyle adlandırdı: Boom. Etki kıtayla da sınırlı kalmadı; Salman Rushdie'nin Bombay'ı da, Isabel Allende'nin Şili'si de, taşra kasabasını koca bir evren gibi kuran pek çok Türkçe roman da hesabını Macondo'ya vererek yazıldı. Listeye yaklaşmak için işleyen bir sıra şöyle:
- Kırmızı Pazartesi ile ısının: yüz küsur sayfa, tek oturuş, tekniğin özeti.
- Kolera Günlerinde Aşk ile yavaşlayın: büyüsü kısık, duygusu yüksek.
- Usta ile Margarita ile kıta değiştirin: aynı cesaretin hicivli Rus hali.
- Sevilen'i sona saklayın: duygusal olarak en ağırı, biçimce en cüretkârı.
Bu kitapların hiçbiri Yüzyıllık Yalnızlık'ın kopyası değil; aradığınız da zaten kopya değil, aynı okuma duygusu. Kendinize bir ay ayırın, listeden iki kitap seçin ve mümkünse art arda okuyun: tek kitapta rastlantı gibi duran ses, ancak ikinci kitapta gelenek olduğunu gösterir.
Listenin devamı dünya klasikleri rafında sizi bekliyor — göz atın.#büyülü gerçekçilik #gabriel garcía márquez #benzer kitaplar








