
bundan sonrası tat vermedi pek. maalesef artık kendimi bu kitaba referans vermeden göremiyorum. bu bir istek ya da tercih de olabilir. ama böyle. aynadaki “ben”in kullanım kılavuzu bu kitap 👑

Mikhail Bulgakov’un Usta ile Margarita romanı, 1930’ların Moskova’sında birbirine kıvrak biçimde bağlanan fantastik ve tarihsel anlatılar kurar. Bir parkta İsa’nın yaşayıp yaşamadığını tartışan iki yazarın yanına geleceği bildiğini söyleyen gizemli bir yabancı gelir. Woland adını taşıyan bu kişi, şeytanın kendisidir. Renkli yardımcılarıyla birlikte Moskova’nın bürokratik, edebî ve toplumsal düzenini altüst eder; sağlam görünen kurumların açgözlülük, korku ve ikiyüzlülük karşısında ne kadar kolay dağıldığını kara mizahla açığa çıkarır. Akıl hastanesine kapatılan yazarlardan biri burada “Usta” ile tanışır. Usta, Pontius Pilatus üzerine yazdığı romanın uğradığı baskıyı ve Margarita’ya duyduğu aşkı anlatır. Moskova’daki şeytani kargaşa, Pilatus’un vicdan çatışması ve Usta ile Margarita’nın ayrılığı giderek aynı hakikat, korkaklık ve özgürlük sorularında birleşir. Bulgakov büyüyü gerçeklikten kaçış için değil, sansürlenen toplumun absürtlüğünü daha görünür kılmak için kullanır. Romanın ölümünden yıllar sonra ve önce sansürlenerek yayımlanması, sanat ile iktidar arasındaki gerilimini kendi tarihinde de taşır. Usta ile Margarita, aşkı, edebiyatı, inancı ve bürokratik baskıyı şeytani bir Moskova ziyaretinde buluşturan, çok katmanlı ve keskin bir yirminci yüzyıl klasiğidir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

bundan sonrası tat vermedi pek. maalesef artık kendimi bu kitaba referans vermeden göremiyorum. bu bir istek ya da tercih de olabilir. ama böyle. aynadaki “ben”in kullanım kılavuzu bu kitap 👑

varsa üzerine konuşmak isteyen buyursun. maksat kafa dağıtmaca.
“Evet, insanoğlu ölümlü. Ama bu kadarla kalsa çok önemli değil. İşin kötüsü, insan hiç beklenmedik bir anda ölüyor. İşte işin püf noktası bu. Ve insan, akşama ne yapacağını bile bilecek durumda değil.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş