
Haberiniz var mı?

Yunan saldırıları sırasında kaybolan babasını bulmak isteyen Mebrure, Mütareke döneminin İstanbul'una gelir. Anadolu işgal ve savaşla sarsılırken genç kız, başkentte bambaşka bir hayatla karşılaşır. İçine girdiği sosyete çevresi, ülkenin yaşadığı felakete kayıtsızdır; günübirlik eğlenceler, çarpık ilişkiler ve yalanlar insanların birbirine güvenmesini zorlaştırır. Mebrure'nin yalnızlığı, bu çevrenin baskısına karşı kendi değerlerini koruma çabasıyla ağırlaşır.
Peyami Safa, Sözde Kızlar'da bireysel bir arayışı toplumsal çözülmenin portresine dönüştürür. Romanın gerilimi, Mebrure'nin babasına ulaşma isteği ile onu kuşatan yoz yaşam biçimi arasındaki karşıtlıktan doğar. Savaş uzakta sürüyor gibi görünse de karakterlerin seçimlerini, vicdanını ve geleceğini sürekli belirler. İstanbul sosyetesinin parlak yüzünün altında sorumsuzluk, çıkar ilişkileri ve ahlaki boşluk belirginleşir. Mebrure ise savrulan hayatların ortasında kendi yönünü bulmaya çalışır. Eser, Mütareke yıllarının siyasal bunalımını aile, aşk, aidiyet ve değer çatışmaları üzerinden ele alan; toplumsal eleştiriyi genç bir kadının gözlem ve direnciyle birleştiren güçlü bir romandır. Mebrure'nin bakışı, dönemin büyük kırılmasını kişisel korku, umut ve sorumluluk duygusuyla yakından hissettirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Haberiniz var mı?
“Zavallı Hatice müsaade etmeliydi ve mezar taşının üstüne bir arap şairinin mezarındaki şu cümle yazılmalı ve bütün sözde kızlara hitap etmeliydi : "Dün sizin gibiydim, yarın benim gibi olacaksınız.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş