
Kim bilir, kaç defa bu yollardan beraber geçtiler.

Fatih'te babası Faiz Bey'le yaşayan Neriman, Darülelhan'ın alaturka bölümünde ud eğitimi alır. Doğu kültürüne bağlı bir çevrede büyümüş ve aynı semtten, kemençe öğrencisi Şinasi'yle yedi yıldır nişanlıdır. Mahallenin evlilikle sonuçlanmasını beklediği bu ilişki, Neriman'ın Darülelhan'da Macit'le tanışmasıyla sarsılır. Macit, Beyoğlu ve Harbiye'nin ışıltılı Batılı hayatını temsil eder. Neriman bu dünyaya yaklaştıkça evinden, babasından, Şinasi'den ve daha önce benimsediği değerlerden uzaklaşmaya başlar.
Peyami Safa, Fatih Harbiye'de iki semti aynı şehirdeki kültürel ve zihinsel gerilimin karşıt kutupları olarak kurar. Tramvay hattı Fatih ile Harbiye'yi fiziksel olarak bağlasa da Neriman'ın gözünde bu mekânlar gelenek ile çağdaşlık, sadelik ile gösteriş arasında bölünür. Şinasi ve Macit arasındaki seçim bu nedenle yalnız romantik bir kararsızlık değildir; Neriman'ın kim olmak istediğiyle ilgili daha geniş bir çatışmayı taşır. Müzik, ev eşyaları, kıyafetler ve gündelik alışkanlıklar karakterlerin değer dünyalarını somutlaştırır. Fatih Harbiye, Türkiye'nin modernleşme sancılarını genç bir kadının aidiyet arayışı üzerinden anlatan; Doğu-Batı karşıtlığını kişisel arzu, aile bağı ve toplumsal beklentiyle birleştiren güçlü bir şehir romanıdır.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Kim bilir, kaç defa bu yollardan beraber geçtiler.

Izdırabın verdiği intibah zamanlarında, kendi kendini aldatmak, başkalarını kandırmak kadar basit değildir ve insan kendi içindeki adaletten ürkmeye başlar.
“Ve gene Gazali diyordu ki: "Arz, kayalar, denizler, hattâ parlak yıldızları, ve emelleri ve dehası veya bunaklığıyla, beşerin ruhu, cümleten, bütün asumanın göğsünde kaybolmaya mahkûmdur.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş