
Her ölüm şuursuz bir intihardır ve her an ölümle çarpışan insan, ancak yaşama iradesini terk ettiği anda ölür.

Peyami Safa'nın Biz İnsanlar romanı, Mütareke sonrasındaki İstanbul'da bir okul kavgasının açtığı toplumsal ve düşünsel çatışmaları izler. Yatılı öğrenci Tahsin, kendisine hakaret eden Cemil'i taşla yaralayınca öğretmeni Orhan çocuğu evine götürür. Bu olay, milliyetçi ve idealist bir öğretmen olan Orhan'ı kentin zengin, Batılı eğitim almış ve kozmopolit çevresiyle karşılaştırır. Orhan burada Vedia'ya âşık olur; duygusal yakınlık, onun değerleri ile yeni çevresinin hayat anlayışı arasındaki gerilimi keskinleştirir.
Romandaki kişiler materyalizm, sosyalizm, mandacılık, milliyetçilik ve ahlak üzerine dönemin aydınlarını meşgul eden tartışmaları taşır. Orhan'ın idealizm ile maddi dünya arasında bocalaması, kişisel bir aşk sorununu aşarak çözülen bir imparatorlukta kimlik ve gelecek arayışına dönüşür. Safa, insanı maddi çıkarlarla sınırlayan düşünceye karşı manevi varlığın önceliğini savunurken karakterlerinin çelişkilerini belirginleştirir. Biz İnsanlar, okuldan başlayan küçük bir olayın sınıf, kültür ve siyaset ayrımlarına uzanışını anlatan; aşk ile fikir mücadelesini aynı tarihsel atmosferde buluşturan bir dönem romanıdır. Vedia'nın konumu, Orhan'ın duygusal seçimiyle siyasal düşüncelerini birbirinden ayırmasını güçleştirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Her ölüm şuursuz bir intihardır ve her an ölümle çarpışan insan, ancak yaşama iradesini terk ettiği anda ölür.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş