
Samed Behrengi’nin Sevgi Masalı, sarayındaki altın oyuncaklardan sıkılan bir padişah kızının sade bir çelik çomakla oynamak istemesiyle başlar. Oyuncağı getiren yoksul çoban Koçali ile prenses arasında sınıf sınırlarını aşan bir bağ kurulur. Saray düzeni bu yakınlığı kabul etmez; ayrılık, kılık değiştirme, sınavlar ve masala özgü olağanüstü yardımcılar iki gencin yeniden buluşma çabasını belirler. Güvercin, nar ağacı ve yolculuk motifleri, sevginin sahiplikten farklı bir sadakat olduğunu adım adım gösterir.
Behrengi, halk masalının padişah, prenses ve çoban kalıplarını kullanırken zenginliğin insan değerini belirlediği düzene itiraz eder. Altın oyuncakların işe yaramadığı noktada Koçali’nin emeği, sözü ve kararlılığı anlam kazanır. Anlatı çocuklara açık bir olay örgüsü kurar, fakat sınıf ayrıcalığı ve zor kullanma konusunda sertliğini korur. Sevginin kanıtı gösterişli hediyeler değil, ayrılık boyunca sürdürülen emek ve karşılıklı tanımadır; masalın toplumsal eleştirisi de bu ölçü değişiminden doğar. Masal boyunca tekrarlanan sınavlar, kahramanların duygusunu sözle ilan etmekten çok seçim ve dayanıklılık üzerinden kanıtlar; olağanüstü yardımcılar da bu iradeyi görünür hale getirir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş