
Tahran'ın yoksul mahallelerinden birinde babasıyla yaşayan Latif, küçük yaşta çalışarak evin geçimine katkıda bulunmak zorundadır. Samed Behrengi'nin Püsküllü Deve öyküsünde çocuğun gündelik yolu, vitrininde çok sevdiği oyuncak devenin durduğu dükkânın önünden geçer. Latif için bu oyuncağı satın almak ulaşılmaz bir hayaldir; buna rağmen düşlerinde deveyle konuşur ve onunla uzak ülkelere yolculuk eder. Hayal dünyası, ağır çalışma koşullarının içinde kendisine ait bir özgürlük alanı açar.
Latif'in deveye duyduğu bağlılık, bir çocuğun basit oyuncak isteğinden daha geniş bir anlam kazanır. Vitrin ile sokak arasındaki mesafe, şehirdeki yoksulluk ve fırsat eşitsizliğini somutlaştırır. Öykü, insanları birbirini anlamaya ve dayanışmaya çağıran açık niyetini Latif'in somut yaşamıyla birleştirir. Çocuğun beklenmedik üzücü bir olayla karşılaşması, düş ile gerçek arasındaki bağı sınarken anlatının sonucunu belirleyecek temel gerilimi kurar. Püsküllü Deve, çocuk okura doğrudan seslenen yalın diliyle sevgi, emek ve paylaşma ihtiyacını anlatan; hayal gücünü yoksulluğa karşı bir direnme biçimi olarak kullanan kısa bir toplumsal öyküdür. Latif'in sesi, bu eşitsizliği çocuğun deneyiminden duyurur.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş