
görgüsüz olmasaydınız, herkesin kendine özgü beğenilen bir yanı olduğunu bilirdiniz.

Yaşadığı derenin nerede bittiğini merak eden Küçük Kara Balık, aynı yerde dönüp durmanın kendisine yetmediğini annesine söyler. Samed Behrengi'nin Küçük Kara Balık öyküsünde bu karar, güvenli çevrenin alışkanlıklarıyla bilinmeyeni öğrenme isteğini karşı karşıya getirir. Komşuların uyarılarına rağmen yola çıkan balık, akıntıyı izlerken kurbağa yavruları, yengeç, kertenkele ve farklı kuşlarla karşılaşır. Her karşılaşma ona dünyanın dereden daha geniş olduğunu öğretirken merakının bedelini ve korkunun gerçek nedenlerini de gösterir.
Behrengi, yalın bir hayvan masalının içine özgürlük, cesaret, dayanışma ve haksızlığa direnme meselelerini yerleştirir. Küçük kahramanın soruları, büyüklerin değişmez kabul ettiği düzeni sarsar; yolculuğu yalnız uzak bir yere varma çabası değil, kendi kararlarını verebilen bir birey olma sınavıdır. Tehlikeler romantikleştirilmez: bilgi kazanmak dikkat, hazırlık ve başkalarıyla bağ kurmayı gerektirir. Akıcı anlatım ile canlı diyaloglar çocuk okurlara açık bir macera sunarken yetişkinler için toplumsal itaat üzerine daha geniş bir düşünce alanı açar. Küçük Kara Balık, sınırların ötesini merak etmenin ve korkuya rağmen hareket etmenin dönüştürücü gücünü anlatan kısa, simgesel bir klasiktir.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

görgüsüz olmasaydınız, herkesin kendine özgü beğenilen bir yanı olduğunu bilirdiniz.

"Siz çok düşünüyorsunuz. Her şeyi düşünmek zorunda değilsiniz. Sadece gözünüzü açıp bakmanız yeterli." (Küçük Kara Balık'ın çevresindekilere cevabı)

"Ölmek çok kolay bir şey, ben yaşamaktan korkuyorum. Ama yaşadığım sürece de ölümün karşısına çıkmamalıyım. Tabii bir gün ölümle karşılaşırsam -ki karşılaşacağım- önemli değil. Önemli olan benim yaşamımın veya ölümümün başkalarının yaşamı üzerinde bir iz bırakmasıdır."

"Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıp gitmekten mi ibaret, yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?"

"Peki ama yaşamak ne demek? Yani sabahtan akşama kadar bir parça yerin içinde dolanıp durmak mı? Yoksa bu dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?"
“Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?”
“Dünya o kadar büyük bir yer ki, her tarafını gezmen mümkün değil." "Olsun. Gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş