beni tutsak eden duvarlar değil, düşüncelerimdi..

Bir yolcu gemisinde karşı karşıya gelen iki satranç oyuncusu, Stefan Zweig'ın Satranç anlatısında birbirine bütünüyle zıt iki zihinsel dünyayı temsil eder. Dünya şampiyonu Mirko Czentovic, oyundaki olağanüstü becerisine rağmen dar görüşlü, hesapçı ve insan ilişkilerinde kaba bir figürdür. Dr. B ise Nazi sorgulamaları sırasında aylarca tek başına tutulmuş, rastlantıyla ele geçirdiği satranç kitabındaki karşılaşmaları zihninde çoğaltarak yalnızlığa direnmiştir. Gemide başlayan oyun, bu geçmişin açtığı yarayı yeniden harekete geçirir.
Zweig, satrancı yalnızca hamlelerden oluşan bir yarış olarak ele almaz. Oyun, Czentovic için mekanik bir üstünlük alanıyken Dr. B için hem ruhunu koruyan bir sığınak hem de denetimini kaybetme tehlikesi taşıyan bir tutkudur. Anlatıcının gözlemleriyle ilerleyen kısa kurgu, tecrit, baskı ve zihinsel parçalanma meselelerini giderek sıkılaşan bir gerilim içinde birleştirir. Rakiplerin düşünme hızları, sessizlikleri ve bekleme biçimleri bile karakter çatışmasının parçasına dönüşür. Satranç, görünürde sınırlı bir gemi karşılaşmasını insan zihninin dayanıklılığı ve kırılganlığı üzerine yoğun bir psikolojik anlatıya çevirir; gücün kaba biçimleriyle içsel direniş arasındaki mücadeleyi oyunun tahtasına taşır.
Bookspace topluluğundan 76 gönderi
beni tutsak eden duvarlar değil, düşüncelerimdi..

satranç severler takip etsin sohbet edelim

İnsanı delirten şey, yalnızlık mı; yoksa yalnız olmadığını bilip de kimsenin anlamaması mı?

Bize hiç bir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.

İnsanın kendi aklıyla baş başa kalması, dünyanın en tehlikeli yalnızlığıdır.

Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede ,kafamın içinde verdiğim savaşi zorda olsa kazandım. o gecenin sabahında ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadim...

Dünyanın en yalnız insanı, sevdiğine dokunamayan insandır.

satranç sever var mı ?
• “ Sizler yeni bir gün doğumunu bekleyebilirsiniz, benim buna gücüm kalmadı. “

“İnsanın kendini kaybetmemesi, dünyadaki en büyük zaferdir.”

"Dünyayı değiştiremiyorsan,dünyanı değiştir"

Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede, kafamın içinde verdiğim savaşı zor da olsa kazandım. O gecenin sabahına ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadım..

Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede , kafamın içinde verdiğim bir savaşı zor da olsa kazandım . O gecenin sabahına ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadım. ~Stefan Zweig

"Bize hiçbir şey yapılmadı, yalnızca tam bir hiçliğin içerisine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz."

♟️savaşacağım tek şey içimdeki diğer bendi .. ♟️"İyilikle gülümseyebilen insanlar vardı hâlâ.." ♟️Sonunda yalnızdım ve artık asla yalnız olmayacaktım! ♟️Cehalet, bütün alanlarda ortak olmak üzere evrenseldi. ♟️Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.

“İnsanın kendi içine hapsolması, en ağır yalnızlık biçimidir.”

Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede, kafamın içinde verdiğim savaşı zor da olsa kazandim. O gecenin sabahında ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ birakmadim.

Dünyayı değiştiremiyorsan , dünyanı değiştir.

bazende degildir Aşkta olduğu gibi satrançta da bir partnerin olması zorunludur.

zweig’in satranç’ından mülhem bir şey yaz. benimki şu olsun: basit hedeflerin peşinden, basit arzularla yürüyüp sade bir hayatı seçenler; çoğu zaman daha huzurlu, daha kaygısız ve dış dünyanın gürültüsünden daha az yara alan bir zihinle yaşarlar.

Savaşacağım tek şey içimdeki diğer bendi ..

"dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştir..."
“Bir insanın zihninde gerçek bir özgürlük, yalnızken başlar.” Yalnızlık, düşünceleri ve duyguları analiz etme imkânı sunar. İnsanın kendini tanıma ve içsel özgürlük kazanma süreci, sosyal bağlardan bağımsız olarak gerçekleşir. kişisel psikoloji üzerine ilginiz varsa kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitaptır.

Kültürlü bir insanın varlığını hissettiği yerde de salyangoz kabuğunun içine çekiliyor; bu yüz-den kimse, herhangi bir zaman ondan aptalca bir söz duymuş veya bilgisizliğinin sınırsız olduğunu söyleyen derinliğini ölçebilmiş olmakla övünemez
“Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede, kafamın içinde verdiğim savaşı zor da olsa kazandım. O gecenin sabahına ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadım.”
“Hiçbir şey yapmadılar. Bizi yalnızca hiçliğin derinliklerine gönderdiler çünkü bilindiği üzere dünyadaki hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadareziyet edemezdi...”
“Bize hiçbir şey yapmadılar, sadece mutlak bir hiçliğin ortasına koydular çünkü bilirsiniz ya, yeryüzünde başka hiçbir şey hiçlik kadar insanın ruhunu baskı altına alamaz.”
“İnsan, bir taş gibi oynanan bir oyunda bile kendi aklını ve özgürlüğünü kaybetmemelidir.”
“Çünkü bir insan aklını ne kadar sınırlandırırsa sonsuzluğa aksi şekilde daha yakın olur" " Satranç hem bilim hem de bir sanat değil mi?" " Ancak satrançta da topkı aşkta olduğu gibi bir eşe ihtiyacınız vardı”
“İnsan en çok, geri dönmeyeceğini bildiği yollarda durup geriye bakar.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş