
“tek bir gerçek ve birkaç sahte yüzü olan bir ikiyüzlü değildim. birkaç yüzüm vardı çünkü gençtim ve kim olduğumu ya da olmak istediğimi bilmiyordum.”

Milan Kundera'nın Şaka romanı, üniversite öğrencisi Ludvik Jahn'ın Marketa'ya gönderdiği alaycı bir kartpostalın hayatını belirlemesiyle açılır. Parti dilini tersyüz eden birkaç cümle şaka olarak yazılmıştır; fakat çevresindeki siyasal düzen ironiyi tanımaz. Ludvik üniversiteden ve Komünist Parti'den çıkarılır, toplum dışına itilir ve gençliğinin yönü başkalarının verdiği bir hükümle değişir. Yıllar sonra Moravya'daki doğduğu kente döndüğünde, geçmişte uğradığı haksızlığı kişisel bir intikam planıyla dengelemeye çalışır.
Roman yalnız Ludvik'in öfkesine kapanmaz; onunla bağlantılı kişilerin bakışlarını yan yana getirerek aynı geçmişin nasıl farklı anlamlar kazandığını gösterir. Anlatıcılar arasındaki geçişler, siyasal bir slogan ile özel bir kırgınlığın birbirini nasıl büyüttüğünü; hatıranın da hesabı kapatmak yerine yeniden biçimlendirebildiğini görünür kılar. İroni, bu çoklu yapı içinde hem savunma aracı hem de yeni bir körlük kaynağı olur. Böylece kartpostal tek bir olayın nedeni olmaktan çıkar, bireysel niyet ile resmî yorum arasındaki uçurumun simgesine dönüşür. Bu özet, Ludvik'in dışlanmasını ve yıllar sonraki hesaplaşma isteğini kapsar; intikam planının hedefini, uygulanışını ve sonucunu açıklamaz.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

“tek bir gerçek ve birkaç sahte yüzü olan bir ikiyüzlü değildim. birkaç yüzüm vardı çünkü gençtim ve kim olduğumu ya da olmak istediğimi bilmiyordum.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş