İhsan Oktay Anar’ın Galîz Kahraman romanı, İdris Âmil adlı kişinin kendisini çağının büyük kahramanı sayma ısrarını alaycı bir anlatımla izler. İdris Âmil, dünyanın ona borçlu olduğuna inanırken başarı, saygınlık ve görünürlük arzusunu türlü girişimlerle besler; anlatıcı ise bu iddialı benlik tasarımını sürekli bozan ayrıntıları öne çıkarır. Kahramanın yücelik beklentisi ile davranışlarının bayağılığı arasındaki mesafe, olayların temel komedi kaynağıdır. Roman, tek bir yükseliş öyküsü kurmak yerine fırsatçılık, kültürel gösteriş ve ahlaki aşınma etrafında ilerleyen bölümlerle bu kendini kandırma halini büyütür.
Anar’ın tarihsel söz varlığıyla güncel çağrışımları çarpıştıran üslubu, İdris Âmil’i yalnızca gülünç bir kişi değil, toplumsal hırsların yoğunlaştığı bir tip haline getirir. Abartılı hitaplar, anlatıcı ironisi ve grotesk durumlar, kahramanlık dilinin içini boşaltırken okuru onun kurduğu gösterinin ardındaki yoksunlukla karşılaştırır. Galîz Kahraman’ın satirik gücü, bireysel ihtirası eğitimden sanata, itibardan tüketime uzanan daha geniş bir değerler eleştirisine bağlamasında yatar. İdris Âmil’in bitmeyen yükselme isteği, romanın sonunda bir başarı vaadinden çok ölçüsünü kaybetmiş arzunun portresi olarak kalır.