Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri
EdebiyatKurgu

Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri

İhsan Oktay Anar

Yayıncı
İletişim Yayınları
Sayfa
245
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2002

Özet

İhsan Oktay Anar, Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri’ni uzak bir masal çağında değil, günümüzden otuz ya da elli yıl kadar önce ve tanıdık bir ülkede konumlandırır. Buna rağmen öyküler, yalnızca bu yakın zamanın ve belirli çevrenin sınırları içinde kalmaz. Anlatılan durumlarda başka çağlardan, başka mekânlardan ve hatta başka dillerden gelmiş gibi duran bir aşinalık hissedilir.

Bu çift yönlü duygu, koleksiyonun dünyasını hem yerli hem de zamansız kılar. Okur bir yandan tanıdığı kültürel izlerle karşılaşırken öte yandan hikâyelerin kurduğu oyuna girer. Gerçeklik, masal ve hayal arasında kesin sınırlar çizilmez; estetik kaygı ile oyun duygusu birbirini besler. Mizah, yalnızca gülme amacı taşımaz ve felsefi soruları ağır bir açıklamaya dönüştürmeden anlatının içine yerleştirir.

Kitabın çekiciliği, üzerine tek bir tanım koymanın zorluğundan gelir. Hikâyeler düşünceyi olaydan, oyunu anlamdan ayırmadan ilerler; okurun anlatılan dünyaya dışarıdan bakması yerine onun içine dalmasını ister. Yakın geçmişin ortamı, evrensel görünen insan hâllerine açılan bir eşik olur. Ortaya çıkan edebî buluşma, mizah ile felsefenin ve estetik ile oyunun aynı anlatı alanında nasıl birlikte çalışabileceğini gösterir.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Dr Kenan@drkenan· 6ay🇹🇷

Kader, insanın en çok kendisiyle baş başa kaldığı yerde yazılır.

8
cheff Msy@cheff· 5ay🇹🇷

Cenneti görmemiz için gözlerimizi açmamız değil, belki de kapamamız gerekir.”

5
d. k@dddkk· 9ay🇹🇷

Kendi suskuluğunun aslında çok derin olduğuna ve fazlasıyla korkunç şeyler ifade ettiğine inanıyordu.

5

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir