
Yaratma tutkusu ile tutkunun yarattığı körlük, Honoré de Balzac'ın iki ayrı anlatısını aynı kitapta buluşturur. Bilinmeyen Şaheser - Sarrasine, Felsefi İncelemeler içinde yer alan “Bilinmeyen Şaheser” ile Paris Yaşamından Sahneler'e bağlı “Sarrasine”i bir araya getirir. Ortak odakta ressamlar, heykelciler ve sahne sanatçıları bulunurken her metin sanatçının idealleri ile maddi dünyanın sınırları arasındaki çatışmayı başka bir açıdan kurar.
İlk anlatı, bir ressamın yaratma sürecini ve kusursuz esere ulaşma isteğinin doğurduğu dramı izler. Sanatsal deha düşüncesi, yapılan eser kadar sanatçının kendi ölçüleri ve beklentileri üzerinden sınanır. İkinci anlatıda genç ve yetenekli bir heykelcinin bir opera sanatçısına duyduğu tutku öne çıkar. Hayranlık, arzu ve sanatçının zihninde kurduğu ideal, karşısındaki kişinin gizli kimliğiyle karşılaştığında sarsılır; ancak anlatının sonucu açıklanmadan bu gerilim korunur.
İki öykü de yaratıcı kişinin özlemlerini, zevklerini ve ideallerini toplumsal koşullarla karşı karşıya getirir. Biri resmin üretim sürecine, diğeri heykel ile opera çevresinde gelişen tutkuya yoğunlaşır. Derleme biçimi, Balzac'ın sanat ve deha temasını farklı karakterler ve anlatı ortamları üzerinden karşılaştırma imkânı verir. Gizemli atmosfer, estetik düşünceyi soyut bir tartışma olmaktan çıkarıp karakterlerin seçimleri ve yanılgıları içinde sınar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!