
"İnsan iki fiil arasında yaşar: istemek ve yapabilmek. Fakat bilgelik, bu ikisinin de ötesinde, istemeyi dizginleyebilmektedir. Çünkü her doyurulan arzu, insandan görünmez bir parça eksiltir."

Dilekleri gerçekleştiren olağanüstü bir deri küçüldükçe sahibinin kalan ömrü de kısalır. Honoré de Balzac'ın Tılsımlı Deri adlı romanı, insanın her isteğine karşılık yaşamından bir parça alan bu nesne çevresinde kurulur. Arzu, başarıya götüren masum bir güç olmaktan çıkar; her kazanımın geri alınamaz bir bedeli olduğunu hatırlatan somut bir ölçüye dönüşür.
Honoré de Balzac bu fantastik fikri toplumsal gerçekçilikten koparmadan işler. Kahramanın çevresindeki sınıf ilişkileri, çıkar çatışmaları ve gösteriş tutkusu, tılsımın sunduğu imkânları daha da baştan çıkarıcı kılar. Kişisel isteklerle hayatta kalma arzusu arasındaki gerilim büyüdükçe, iradenin insanı özgürleştirip tükettiği sorusu öne çıkar.
İnsanlık Komedyası'nın “Felsefi İncelemeler” bölümündeki ilk roman olan Tılsımlı Deri, ruh hâllerini ve toplumsal konumları ayrıntılı gözlemle anlatır. Gerçekçi çevre ile doğaüstü nesne birbirini tamamlar; biri arzunun toplumsal kaynağını, diğeri görünmeyen maliyetini gösterir. Roman, isteklerin sınırı ile yaşamın değeri arasındaki çatışmayı karanlık bir düşünce deneyine dönüştürür.
Tılsım, soyut ahlak sorununu beden ve zaman üzerinde izlenen fiziksel bir değişime çevirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

"İnsan iki fiil arasında yaşar: istemek ve yapabilmek. Fakat bilgelik, bu ikisinin de ötesinde, istemeyi dizginleyebilmektedir. Çünkü her doyurulan arzu, insandan görünmez bir parça eksiltir."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş