
"...insanlarda gerçekleşmeyecek umutlar uyandırmayın."...

Honoré de Balzac'ın Vadideki Zambak romanı, Félix de Vandenesse'in geçmişini Natalie de Manerville'e anlattığı uzun bir itiraf biçiminde gelişir. Touraine vadisinde karşılaştığı Henriette de Mortsauf, genç Félix için hem idealize edilmiş bir sevginin hem de toplumsal sınırların merkezi olur. Henriette'in aile sorumlulukları ve Félix'in yükselme arzusu, ilişkinin duygusal yoğunluğunu sürekli ertelenen bir yakınlıkla karşı karşıya getirir; mektup formu da anlatılanlarla anlatıcının kendini sunuşu arasındaki mesafeyi açık tutar.
Balzac, bu aşk çizgisini yalnız kişisel bir dram olarak bırakmaz. Devrim sonrası Fransa'nın sınıf düzeni, taşra yaşamı ve Paris çevresindeki iktidar ilişkileri karakterlerin seçeneklerini belirler. Vadi manzaraları ve çiçek imgeleri, Félix'in Henriette'e yüklediği anlamı büyütürken ideal sevginin gerçek kişiyi gölgede bırakma ihtimalini de düşündürür. Anlatıcının yıllar sonra kurduğu dil, geçmişteki seçimleri olduğu kadar onları haklı gösterme arzusunu da okurun önünde tutar. Hatırlamanın seçici merceği, tutku ile görev arasındaki çatışmayı geçmişin içinden yeniden kurar; romantik bağlılığın yanında sınıf, hırs ve kendini kandırma ihtimallerini de taşıyan katmanlı bir duygusal portre bırakır.
Bookspace topluluğundan 58 gönderi

"...insanlarda gerçekleşmeyecek umutlar uyandırmayın."...

Sevgili dostum,sevilmek, anlaşılmak en büyük mutluluktur.
bir flütün deliklerinde notalar nasıl taksime uğrarsa, onun ruhunun sesi de ağzından çıkan kelimelerle öyle dağılıyordu.. sevgili Felix ve Henriette..

ya bu kadar korkunç az kitap var herkes toptan şerefsiz bazı kitapalrı geeçekten kim klasik olarak seöiyor bilmiyorum

dakikalar, mutluluk getirmesi beklenen yüzyıllardır.

Kendini suçlu bulan bir insana mutluluk vermekten daha güç bir şey yoktur.

Yaşanmış bütün kötü günleri, bir tek günün mutluluğu siler."

"Her acının bir öğretisi vardır.”
Ben, görev olarak dünyaya getirilmiş, doğumu rastlantı olan bir çocuk muydum? Yoksa tüm yaşamı serzeniş olan bir çocuk mu?

Zarifçe işlenen bir günaha nasıl da hoşgörüyle yaklaşılıyor. Manevi işkencelerin neden olduğu cinayetler nasıl da aklanıyor.
Çoğu mutsuz kişiler için yarın, anlamsız bir sözcüktür.

Acılar sonsuz oluyor. Sevinçlerin ise bir sınırı var.”

Nezaket, başkaları için kendini unutmuş görünmekten başka bir şey değildir.
Titreme alışkanlığı yaradılışa göre, sinirleri gevşetir, korkuyu doğrur, korku da sürekli teslim olmak zorunda bırakır ve insanı yozlaştırarak onu tutsak durumuna getiren zayıflık da bundan ileri gelir.

Ama bedeni iyileştirmek için önce yüreği iyileştirmek gerekir!

acılar sonsuz oluyor, sevinçleri ise bir sınırı var…

“Bazen dakikalalar mutluluk getirmesi beklenen yüzyıllardır...”

Ben, görev olarak dünyaya getirilmiş, doğumu rastlantı olan bir çocuk muydum? Yoksa tüm yaşamı serzeniş olan bir çocuk mu?
"Ben kimseyi sevmiş değilim, çölün ortasında büyük bir susuzluk duydum o kadar"

Kahrolası Felix... Henriette' i öldürdü. "Başkalarının mutluluğu artık mutlu olamayacakların tesellisidir."
Hayat gibi, aşkın da bir ergenlik çağı vardır, o çağ boyunca kendi kendine yeterlidir.
Hayat gibi, aşkın da bir ergenlik çağı vardır, o çağ boyunca kendi kendine yeterlidir.
Zorbaca yasaklar bir tutkuyu çocuklarda, büyüklerde olduğundan daha fazla ateşler; çocukların büyüklere göre üstünlüğü yalnızca yasak olan şeyi düşünmeleridir; bu yasaklanmış şey onlar için dayanılmaz bir çekicilik kazanır.

Çoğu mutsuz kişiler için yarın, anlamsız bir sözcüktür.
“toplumu, kurnaz davranıp, herkesin zararına kendi mutkuluğunu yaratma kuramıyla açıklamaya çalışmak yıkıcı bir ilkedir. (olympia yayınları)”
“Güneş, kendi ışınlarında uçuşan ve onun sayesinde yaşayan küçük sinekleri umursar mı”
“Mutluluk, bazen sadece sevdiği insanın var olduğunu bilmektir.”
“Sevilen kadın her zaman kadınların en güzelidir .”
“Mutluluk kısa sürer,acı ise bir ömür.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş