
İnsanlar her zaman kendi çıkarını düşünür; sevgiyi ya kaybederler ya da aldatırlar.

Büyük Fransız Romancısı Honore de Balzac'ın (1799-1850) ünlü dev yapıtı İnsanlık Güldürüsü, seksen sekiz ciltten oluşur. Goriot Baba, bu büyük yapıtın bir parçasıdır. Bu romanın ayrıcalıklı bir yeri vardır. Balzac'ın kafasında İnsanlık Güldürüsü'nü oluşturma düşüncesi Goriot Baba ile birlikte doğmuştur. Bu da bu büyük romanı, ister istemez, bir odak-yapıt durumuna getiriyor. Kurgusuyla, konusuyla, kişileriyle, içerdiği dünya görüşüyle, gerçekten çok ilginç bir roman olan Goriot Baba, İnsanlık Güldürüsü adlı bu dev yapıtın üç bine ulaşan kişilerinin önemli bir kısmını hem de en ilginçlerini bize tanıtır: Rastignac, Madame de Beauseant, Madame de Langeais ve daha birçokları, ünlü Balzac kişileri olarak ilk kez bu romanda karşımıza çıkarlar. Bu özelliği göz önüne alınınca, İnsanlık Güldürüsü'nün eşsiz evrenine girmek için en elverişli kapının Goriot Baba olduğu söylenebilir. Yalnızca yarattığı ilginç baba tipiyle değil, anlatım ustalığıyla da, öteki kahramanlarıyla da bu roman okuyanı sürükler.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

İnsanlar her zaman kendi çıkarını düşünür; sevgiyi ya kaybederler ya da aldatırlar.

Sevgi, sevdiğin kişilerin mutlu olduğunu gördükçe, onların mutluluğu ile mutlu olabilme sanatıdır.

Aşk bir dindir,tapınışı da bütün öbür dinlerinkinden daha pahalıya mal olmalıdır;çabucak geçip gidiverir,hem de geçtiği yerleri kırıp döktükleriyle belli etmek isteyen bir yaramaz çocuk gibi geçer.
"Yine de, sağda solda günahların ve erdemlerin yüce ve görkemli kıldığı kederlere rastlanır, bencillikler ve çıkarlar bu kederlerin görüntüsü karşısında bir an duraksar, bir acıma duygusuna kapılır, ama yaşanan bu duygu hızla tüketilen leziz bir meyvenin verdiği haz gibidir:"

Hey çocuklarım benim! Hayatınız demek oyle mi? Fakat benim ölümüm demektir bu. Bu dünyadan göçtüğümde ne olacak sizin haliniz. Çocukları kadar hayatta kalaydı babalar. Tanrım ne kadar kötü düzenlenmiş şu senin dünyan! Ve, bize söylendiğine göre, bir oğlun var senin oysa. Çocuklarımızın şahsında acı çekmemize engel olman gerek. Benim sevgili meleklerim, öyle ya? burada buluşunuzu acılarınıza borçluyum sadece. Bana gösterdiğiniz tek şey gözyaşlarınızdır. Tamam, evet beni seviyorsunuz, görüyorum bunu. Gelin buraya gelin içinizi dökün, yüreğim geniştir benim, her şeyi alabilir. Evet onu ne kadar paralarsanız paralayın, her parçasından baba yürekleri çıkacaktır gene de. Üzüntülerinizi sırtlamak, sizin için acı çekmek isterim. Oh! Çok mutluydunuz küçükken...
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş