Zamanin Farkinda

Zamanin Farkinda

Şule Gürbüz

Yayıncı
Iletisim Yayinlari
Sayfa
199
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2024

Özet

"Hayat? anlayamamak kad?nlar? anlayamad???n? soyleyen adam?n sozu kadar peri?an bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kad?n? anlay?p da ne yapacaks?n, yapaca??n de?i?ecek mi? Peki hayat? ne yapacakt?m? Onu anlayay?m diye psikanaliz mi o?renecektim, Jung'lar?, Laing'leri okuyup ?izofreni yolculuklar?na m? ç?kacakt?m, ?eyhleri ayr?, doktorlar? ayr? m? etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dunyama ait bir soz soyleyecekler diye kulak m? kabartacakt?m? Soz do?ru olsa zaten kaçard?m, yalan olsa bay?l?r tekrar?n? duyay?m diye yap???rd?m da bunun neye faydas? olurdu? Zavall? Reich gibi dolaplar yap?p içine mi girseydim, o pos b?y?kl? filozof gibi co?kunluk seline mi kap?lsayd?m, ikinci benlik, birinci benlik ondeki, arkadaki, birincinin sesi, ikincinin ayak sesi diye huzursuzluk ve yetersizlikten tuhaf ama kibirli bir dunya m? in?a etseydim, kibrimin nedenini anlataca??m diye can?m m? ç?ksayd?, birinin ruhu az oteye k?p?rdayabilsin diye elli sene g?rnata m? çalsayd?m, zaten obur dunyada gorece?im cini, mekiri, mele?i gorece?im diye gece uçlerde kalk?p namaza m? dursayd?m, avizeler sallan?yor, ba??m secdeden bir saatten evvel do?rulam?yor diye sonra kime anlatsayd?m, arabayla on iki saatlik yolu kendimden geçerek iki saatte alm?? olsam bile varaca??m yere on saat evvelden gelip de ne yapsayd?m?"

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Mehmet@msdgryl123· 4ay🇹🇷

Bazı şeyler düşünerek değil, üzülerek öğreniliyor.

10
Erdem T.@torukerdem· 1h🇹🇷

​"Geçmişi bir yük gibi sırtında taşıdığın sürece, geleceğe doğru tek bir adım bile atamazsın; çünkü ayakların her zaman dün bıraktığın izlere takılır."

5
ibrahim ethem@ibrahimethem· 8ay🇹🇷

Hep ne olacağını bilmediğim, tuhaf bir beklenti ve hayal içindeydim. Bu arada hayalin, şiirin, müziğin sürekliliğinin, hiçbir gerçekle çarpışmadan yerleşip kalmasıyla, sürekli bir ıstırabın ve hayata belki bir an öyle bakıp öyle görenlerin bakışını daimi surette taşımak gibi bir ağırlık ve ağrıyla sakatlandım. Bir şairin anlattığı ve yansıttığı dünya benim sürekli bakışımdı. Üstelik onların çoğu bu bakışı zorla satın alırken ya da bir kere şiir yazmayı öğrendikten sonra ayni zehri farklı şekil ve hallerde sadece uyguluyorlardı. Onlar içmeyen uyuşturucu satıcıları gibiydiler. Ben ve bazı benzerlerim şiirin zehriyle ayakta duracak gücü bulamıyor, sallanıp duruyor, her an hasta, her an ölecek gibi, yüzülmüş derimizle ortada duruyorduk. Çok şaşarım şiir sevenlere, okuyup geçenlere, kitabı kapatıp yemek yiyenlere, o bakışla yaşayıp da ölmeyenlere. Şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanılır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür.

1
ahsenlis@ahsenli· 10ay🇹🇷

İnsanın ömrü herhal­de bu yüzden uzun, bir halt ettiğinden değil, ne halt olduğunu on- on beş senede bir anlamasından.

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?