
felaket acısı insanları küçültür.

Cengiz Aytmatov’un Sultanmurat adlı eserinde İkinci Dünya Savaşı’nın etkileri, cepheden uzaktaki bir Kırgızistan köyünde hissedilir. Askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için çocuklardan yaşlılara kadar herkes ağır doğa ve savaş koşullarıyla mücadele eder. On beş yaşındaki Sultanmurat da cephede bulunanlara yardım etmek üzere seçilen beş köy gencinden biridir. Yaşının küçüklüğüne rağmen üstlendiği sorumluluk, onu çocukluk ile yetişkinliğin zorunlulukları arasında bırakır.
Sultanmurat cesur ve zeki bir gençtir; okulun güzel kızı Mirzagül’e duyduğu sevgi, savaşın baskısı altındaki hayatında sıcaklığını koruyan duygulardan biridir. Ancak köydeki gündelik işler bile cephedeki çatışmanın gölgesindedir. İnsan gücünün ve kaynakların azaldığı ortamda tabiatın sertliği daha ağır hissedilir. Gençlerin yardımı, yalnızca bir görev değil, uzaktaki askerlerle kurdukları somut bağdır. Sultanmurat’ın bakışı savaşın doğrudan çatışmaya katılmayan insanların hayatlarını da nasıl değiştirdiğini gösterir.
Aytmatov, yıkımın insanları acımasızlaştırabilen yönünü anlatırken insana duyduğu inancı korur. Ağır şartlar, korku ve kayıp ihtimali karşısında sevgi duygusu bir süs değil, direnmenin temel kaynağı olarak belirir. Sultanmurat’ın Mirzagül’e bağlılığı ile köyün ortak çabası, savaşın parçalayıcı etkisine karşı iki ayrı dayanışma biçimidir. Eser, genç bir karakterin sorumluluklarını izlerken insanın içinde sönmeden kalan sevginin zorluklara karşı taşıdığı gücü öne çıkarır.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

felaket acısı insanları küçültür.

Ben sonsuz mavilerde uçan gökgüvercin Sende kanadın kanadımda uçan eşimsin

“Yakarmak, ağlamak bir reddediş, bir başkaldırmadır. Ama ellerinden bir şey gelmediğini, gidenin geri gelmeyeceğini anlayıp susmak daha korkunçtur.”
“Yine de yazamıyordu mektubu. Yazacak bir şey bulamadığı için değil, aksine, her şeyi birden anlatmak istediği için yazamıyordu.”
“O günlerde içinde bulunduğu bu duruma ne ad vereceğini henüz pek bilemiyordu. Bu ,olsa olsa, başkalarından duyduğu ve kitaplardan duyduğu ‘aşk’denen şeydi.”
“Çocuk işte. Sabah kalkınca her şeyin değişeceğini, bir mucizenin gerçekleşeceğini umuyor.”
“Şu dünyada ne şaşılacak işler oluyor!”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş