
Kadınların ağladıklarına sık sık şahit olabilirsiniz ama gerçekte ne için ağladıklarını sadece kendileri bilir. Syf 123

Tarık Tufan, Şanzelize Düğün Salonu romanında bir araf ve tereddüt anında savrulan adamın aşk hikâyesini anlatır. Hikâye, şeyh olan babasının ölümünden sonra üç dervişin onu ziyaret etmesiyle başlar. Bu ziyaret, geçmişin mirasını ve inançla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmesine yol açarken aşkın içindeki kararsızlığı da daha karmaşık hâle getirir.
Ardından kaçırılmış bir gelin, parayla sohbet satın alan yaşlı bir adam ve sıra dışı bir iş teklifi anlatının tuhaf karnavalına katılır. Her kişi, kahramanın hayata olan borcunu ve neyi feda edebileceğini başka bir açıdan sınar. Derin bir aşk uğruna verilenler, sevginin insanı kurtarıp kurtaramayacağı sorusunu gündelik hayatın garip karşılaşmaları içinde büyütür. Tuhaf kişiler, adamın tereddüdünü başka yönlerden yansıtır.
Romanın aşk anlayışı, iyi insanlara, veresiye yazan bakkallara, az istenince çok veren lokantacılara ve yemeğinden komşusuna pay ayıranlara duyulan borçla ilişkilidir. Aşk, son canı kendi eliyle almaya engel olan bir kefalet ve teselli ihtimali taşır. Anlatı, inanç, kayıp, merhamet ve fedakârlığı tereddüt içindeki bir adamın yolunda birleştirir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Kadınların ağladıklarına sık sık şahit olabilirsiniz ama gerçekte ne için ağladıklarını sadece kendileri bilir. Syf 123
“Olan olmuştur, olacak olan da olmuştur. “ ibrahim Âmis Efendi
“Kadınların ağladıklarına sık sık şahit olabilirsiniz ama gerçekte ne için ağladıklarını sadece kendileri bilir. Syf”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş