Kekeme Çocuklar Korosu

Kekeme Çocuklar Korosu

Tarık Tufan

Yayıncı
Dogan Kitap
Sayfa
140
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2016

Özet

Gece yarısı radyosundan yükselen bir sesin çevresinde Tarık Tufan'ın Kekeme Çocuklar Korosu romanı, 1990'ların İstanbul'unda yalnızlıklarını taşıyan insanları buluşturur. Genç radyo programcısı, karanlık saatlerde hayata dair öfkeli ve kırılgan sözler söylerken kendisi gibi kenarda kalmış dinleyicilerin hikâyelerine temas eder. Programın görünmez bağı, şehirde birbirini tanımayan kişilerin korku, kayıp ve aidiyet arzusunu aynı frekansta toplar; anlatıcının kendi suskunlukları da bu karşılaşmalarla açılmaya başlar.

Tufan radyoyu tek yönlü bir yayın aracı olmaktan çıkarıp konuşamayanların dolaylı korosuna dönüştürür. Romanın parçalı insan manzarası, büyük kahramanlıklar yerine gecenin içinde duyulan küçük itiraflara ve ertelenmiş kararlara yaslanır. Melankoli ile öfke, inanç arayışı ile şehir yorgunluğu arasında gidip gelen dil, dönemin ruhunu nostaljiye kapatmadan taşır. Kekeme Çocuklar Korosu, sesini eksiksiz duyuramayan kişilerin ortaklığını kurarken iletişimin her zaman iyileştirmediğini de kabul eder; duygusal etkisini insanların birbirine ulaşma çabasındaki kırılgan süreklilikten alır. Radyonun geceye yayılan sesi, yüz yüze söylenemeyenlerin başkasında karşılık bulabildiği geçici fakat anlamlı bir kamusal alan oluşturur.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 9 gönderi

Deniz@drdenizm· 9ay🇹🇷

"Bazen her şeyi anlayabildiğimi sanıyorum. Her şey normal gelmeye başlıyor. Bu beni korkutuyor." Tarık Tufan

8
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5ay🇹🇷

Tanrı'yı oynamak! Ellerine geçirdikleri her imkânı, her mülkiyeti sahiplenme duygusuyla otorite aracı olarak kullanma duygusu bu. Hükmetmek, karar vermek, geleceği belirleme gücünü elinde tutmak. İnsanlara iş ve rızık verdiğine inanmak, insanları sınıflamak sonra. Cenneti ve cehennemi pay etmek. Bütün bunlar düpedüz Tanrı'yı oynamak değil de nedir? Zavallı insan bu kez zor bir oyun seçti ve acı duyacak...

8
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5ay🇹🇷

Sınırlar yürümesini bilmeyenler içindir. Kabul, bunlar gibi iyi vatandaş olamadım. Ama siz bürokrasi kuyruklarının mutsuz kölelerisiniz.

7
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5ay🇹🇷

Kimseye bir şey söyleyemem, işin kötü tarafı. Hayat devam ediyor diyecekler. Aldırma diyecekler, geçer deyip geçiştirecekler. Hayatın devam ettiğini sürekli hatırlatıp durmaları ne ilginç insanların. Sanki kendilerini de inandırmaya çalışıyorlar. Her acı çekene hayatın devam ettiğini hatırlatmalarından nefret ediyorum. O anlarda hayat devam etmiyor aslında. Sen durduğun anda hayat da duruyor. Ama sen yitirmeye devam ediyorsun. Kendi var oluşunu geçiştirenler, başkalarının var oluşunu da ucuz sözcüklerle geçiştirme uğraşındalar. Aslında bir yandan kendilerini de geçiştirme çabası bu. Ne kadar önemsizleştirirsen o kadar uzak tutarsın zihninden.

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5ay🇹🇷

Hayatı yığınla grafikle, yatay ve dikey eğrilerden ibaret sayan bir zamanı yaşıyoruz. Matematik bilmeyenlerin tutunamadığı bir çağ. Hesaplamalarla dolu her yer. Bankalar, müşavirlik büroları, borsa, şirketler, puan hesaplamaları, ekonomik veriler, vergi hesaplamaları, pariteler, faturalar... Tanrım, sayılar bizi yok edecekler!.. Pisagor! Lütfen bize yardım et, sayıları anlat. Ahengi ve hayatı anlat bize. Musikideki uyum yasalarını sayılarla nasıl anlatabiliriz? Bütün varlıkların ilkeleri nasıl sayılar olabilir? Sayılar hangi nitelikleriyle adalettir? Hangi sayı ruhtur? Hangisi akıllıdır sayıların? Hangi sayılardan söz ediyorsun Pisagor? Sakın bizi aldattığını söyleme. Sayılar, varlığı değil tüketimi anlatıyor artık. Bu sayıların arasında yok olacağız. Ölümümüz bile sayısal değerler içinde değerlendirilecek. Hayatımızı banka mevduatlarına yatırıp bekliyoruz. Umutlarımızın faizini yiyeceğiz. Bok gibi para kazanacağız, sayıları kutsamak adına.

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5ay🇹🇷

En son hangi acı seni uykusuz bıraktı, en son hangi coğrafyaya gözyaşı döktün, en son hangi cümle beynini darmadağın edercesine odanın duvarlarında yankılandı, söylesene? Yüz soruda hayatı öğreten kitaplarla ahkâm kesiyorsun ortalıkta. Aptal şarkı sözlerinden aşkı öğrenme hevesindesin. Sen hormanlu çocuklardansın anladın mı? Bilincini dengeli beslemeyi bilmiyorsun.

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5ay🇹🇷

Gözlerine hüzün düşmüşse. Karanlık değmişse bakışlarına. Gece gökyüzünü seyretmekten ay ışığının izi kalmışsa yüzünde. Gözlerinden yıldızlar dökülüyorsa mesela. Nereye baktığı anlaşılmıyorsa. Her şey gözlerinde kayboluyorsa. Kirpiklerine yakamozlar takılmışsa. Gözleri denize bakan bir balıkçının gözleri gibiyse.

5
Sezen Aylak@sezenaylak05· 5ay🇹🇷

Yamyam bir tanrının, yalancı merhamet telkinlerini taşıyor reklam panoları.

5
Robert Garcia@siyahadamm· 6ay🇹🇷

kırmızı pabuçlara ağlayan küçük kızların gözyaşları dökülüyor, gecekondu camlarından sokağa. işsiz baba sigarasından isyan çekiyor ciğerlerine

2

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir