
Yıllar boyunca bir deftere düşülen notlar, Rüyalar ve Uyanışlar Defteri'nde Latife Tekin'in edebî dünyasıyla politik tavrının en dolaysız kaydına dönüşür. Sahicilik, yanmış ormanlardan kalan kül yamaçlarının kederini duymakla başlar; yol kenarındaki pet şişeler, meşrubat kutuları ve naylon torbalar bu duyguyu gündelik hayatın kirine bağlar. Kişisel gözlem ile toplumsal tanıklık aynı sayfada birbirini besler. Notların yıllara yayılan, uzun süreli, katmanlı ve sürekli dönüşen yapısı, bu itirazların anlık tepkilerden çok giderek kristalleşen bir edebiyat, siyaset ve doğa görüşüne dönüşmesini izlemeye imkân verir.
Dağın etine giren iş makineleri, nükleer santrallerin yaraladığı ovalar ve kuşların terk ettiği gökyüzü, ekolojik yıkımın somut görüntülerini oluşturur. Tekin bu manzarayı doğadan kopuşun yanı sıra rant, iktidar ve kirlenen siyaset üzerinden okur. Sesi kısılanlar ile haksız güce maruz kalanlar, çevresel tahribatın dışında değil aynı tahakküm düzeninin içinde yer alır.
Kadınların ne zaman mağlup olduğu sorusu, çocukluğun manifestosunu yazma isteği ve dünyaya hâkim eril dile itiraz kitabın düşünsel yönünü genişletir. Şiirsel yoğunluk, politik öfkeyi kuru bir bildiriden uzaklaştırır. Defter, tabulara ve rant peşindeki yöneticilere meydan okurken edebiyatın tanıklıkla yetinmeyip algıyı ve dili özgürleştiren gücünü hatırlatır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!