
Bir kadının sessiz bekleyişini yarım yüzyıllık toplumsal değişimin ölçüsüne dönüştüren Nazan Bekiroğlu'nun Mücellâ'sı, 1920'lerden 1970'lere uzanan Türkiye'de ev içi hayatın, aile baskısının ve ertelenen seçimlerin izini sürer. Mücellâ'nın çocukluk, gençlik ve yaşlılık dönemleri doğrusal bir yükseliş hikâyesi kurmaz; aynı ev, eşyalar ve gündelik ritüeller zamanın durduğu ya da tekrarlandığı duygusunu taşır. Aşk, evlilik, eğitim ve ekonomik bağımsızlık üzerine kararlar kişisel eğilimlerle kadın için çizilen toplumsal sınırların çatışması içinde biçimlenir.
Bekiroğlu büyük siyasal dönüşümleri gündelik hayatın uzağında bırakmaz. Tek parti yılları, savaş dönemi sıkıntıları, çok partili hayata geçiş ve sonraki toplumsal gerilimler Trabzon çevresindeki evlerin, konuşmaların ve alışkanlıkların içine sızar. Mücellâ'nın sessizliği edilgenliğe indirgenmez; arzu ile görev, başkaları için yaşamak ile kendi hayatını seçmek arasındaki gerilimin biriktirdiği karmaşık bir iç alan olarak işlenir. Mücellâ dönem romanı ayrıntılarını nostaljik bir dekor gibi kullanmak yerine, değişen ülke ile değişmekte zorlanan özel hayat arasındaki mesafeyi belirginleştirir. Eserin duygusal gücü büyük kırılmaları ilan etmekten çok, söylenmeyen kararların yıllar boyunca bir insanın zamanı ve benlik duygusu üzerinde bıraktığı izi sabırla kaydetmesindedir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş