
Konrad’ın tamamlayamadığı “İşitme” incelemesi, Thomas Bernhard’ın Kireç Ocağı romanında düşünce ile yaşama eylemi arasındaki yıkıcı çatışmanın merkezindedir. Konrad, tekerlekli sandalye kullanan karısıyla birlikte terk edilmiş bir kireç ocağına kapanmış; yıllarını ses ve işitme deneylerine ayırmıştır. Roman ise onun karısını öldürmesinden sonra, çevredeki kişilerin aktardığı parçalı ve çoğu kez çelişkili ifadelerle bu kapanışın geçmişini geriye doğru kurar.
Kireç ocağı hem deney alanı hem de zihinsel bir hapishanedir. Konrad kusursuz bir eser tasarladıkça yazmaya başlayamaz; çalışmasını mümkün kılacağını düşündüğü yalıtım, karısıyla ilişkisini ve gerçeklikle bağını aşındırır. Bernhard, olayları doğrudan anlatmak yerine “dedi” ve “söyledi” zincirleriyle başkalarının seslerinden geçirir. Kesin bilgi sürekli ertelenirken Konrad’ın saplantılı düşünce ritmi anlatının bütün biçimine derinden yayılır.
Mutlak düşünce talebinin insan hayatını nasıl araçsallaştırdığı, romanın yaratıcı hırsı yücelten bir sanatçı anlatısı olmadığını belirginleştirir. Bernhard’ın uzayan cümleleri, tekrarları ve dolaylı tanıklıkları kapalı mekânın basıncını büyütür. Tekinsiz güç, başyapıt hayali ile onun uğruna tüketilen hayatın aynı yankı odasında duyulmasından gelir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş