
Sözün özü, her şey perişan mı evet perişan.*

Metinlerini varolus ve yokolus uzerine kurarak varolusculugu tasraya tasimasiyla ozgunluk kazanan, sade dilinden yukselen muzikle giderek hayati yaziya, yaziyi ise buyulu bir hayata benzeten bir yazar...Yazma seruvenini “hayati kelime kelime genisletmek” olarak adlandiran Hasan Ali Toptas, metinlerini birer senfoniye de donusturerek, disariyla icerinin, gorunenle ic dunyanin, gerceklikle ruyalarin, somutla soyutun carpismasindan dogan tekinsiz bir atmosfere cagiriyor okurunu. Tam bir yazi ustaligiyla, Turkcenin imknlarini sonuna kadar zorlayarak, edebiyatin buyulu dunyasina kapilar acarak...Belki de kasabanin ustunde asa tikirtilarini andiran yorgun kanat sesleriyle ucup duran bir kusum artik ben, miniminnacik bir bulutum, ya da ne bileyim, sokaklarda savrulan herhangi bir seyin hl gorulememis herhangi bir yaniyim.“Dilin ve anlatimin Turkcedeki butun sinirlarini zorlayan Kayip Hayaller Kitabi kolay okunan, ama zor tuketilen bir roman.”A. Omer Turkes
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Sözün özü, her şey perişan mı evet perişan.*

Kısacası, insanın en ağır yükü her zamanki gibi gene kendisi.

Bilirim, ulaşılan her şeyde ulaşılamayan bir başka şeyin yokluğu vardır.*
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş