
Bir kadına uygulanan en sert şiddet , sımsıkı sarılabilmek olmalıydı.

Şair ve köşe yazarı Ka, genç kadınların intiharlarını araştırmak ve gazetesi için yazmak üzere kışın Kars'a gider. Orhan Pamuk, Kar romanında bu yolculuğu kar altında giderek dış dünyadan kopan bir kentteki toplumsal gerilimlerin merkezine yerleştirir. Ka'nın gözlemleri, kişisel merakı ile gazetecilik görevi arasında ilerlerken inanç, siyaset, modernleşme ve bireysel özgürlük üzerine farklı sesler karşı karşıya gelir. Soğuk hava ve kapanan yollar, olayların yalnız dekoru değildir; kentteki sıkışmışlık duygusunu ve insanların birbirine yaklaşma ya da uzaklaşma biçimlerini belirleyen güçlü bir atmosfer kurar.
Roman, kamusal tartışmalarla kişinin özel korkularını ve umutlarını aynı anlatıda buluşturur. Ka'nın anlamaya çalıştığı intiharlar, tek bir açıklamaya indirgenmez; toplumsal baskı, kimlik arayışı ve hayat üzerinde söz sahibi olma isteği çevresinde çoğalan sorular doğurur. Pamuk, gerçekçi şehir ayrıntılarını mistik çağrışımlar ve şiirsel bir yapı içinde işler. Kar, Türkiye'nin siyasal ve kültürel çatışmalarını bir kış yolculuğu üzerinden ele alan; araştırma, yalnızlık ve aidiyet temalarını iç içe geçiren çok katmanlı bir romandır.
Bookspace topluluğundan 10 gönderi

Bir kadına uygulanan en sert şiddet , sımsıkı sarılabilmek olmalıydı.

Bir kadına uygulanan en sert şiddet sarılmak olmalıydı.

Sanki burası herkesin unuttuğu bir yerdi ve kar sesizce dünyanın sonuna yağıyordu....

“Tek tek yoksullara belki acınır ama bir millet fakir olunca bütün dünya hemen o milletin aptal, kafasız olduğunu, tembel, pis ve beceriksiz bir millet olduğunu düşünür … Onlara acınacağına, gülünür.”

Saf ve temiz kalabilmek için biraz yalnız kalmak gerekir.
Kasvetin karanlık kartalı benim içimde her gün kanatlanır. Ama kendimi kaptırmam, sen de tut kendini. Her şey iyi olacak.

Karla örtülü Kars’ı okurken, sanki bir şairin iç dünyasında dolaştım. Kar, bana yalnızlığı, inancı ve insanın kendisiyle hesaplaşmasını sessiz ama çok derin bir şekilde hissettirdi. ❄️📖

“Kar yağıyordu; dünya sessizliğin ne kadar derin olabileceğini yeniden hatırlatıyordu.” — Orhan Pamuk, Kar
Başımıza neler geleceğini gazetelere önce biz yazsaydık ve sonra yazdığımız güzel şeyleri hayretle yaşasaydık, kendi hayatımızın şairleri olurduk.
oha kaos
“Sana kızmıyorum çünkü bütün iyi insanlar gibi kötülüğünün farkında olmadan yapıyorsun”
“How does one stay whole, sane, live with integrity amidst contradictions”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş